Düzenliydi, son derece titizdi ve ukalaydı. Tüm dar ve kıt görüşlü kimseler gibi kendisini çok zeki sanıyordu. Daha ilk günden beri ondan hoşlanmamıştım.
Ama onun vicdanına seslenmeye, içinde bir nebze olsun pişmanlık uyandırmaya çalıştığımı fark edince, yüzüme öyle büyük bir aşağılama ve kibirle baktı ki, sanki o anda, onun gözünde, konuşmaya değmez, aptal bir küçük çocuk olmuştum. Hatta yüzünde adeta bana acıyormuş gibi bir ifade belirmişti.