Şair ve rüya gören kişi birbirlerinden ayrı, farklıdırlar, zıt kutuplarda yer alırlar; biri dünyanın yüreğine su serper, öteki sadece biraz daha bulandırır.
Ruhumuzu yararak öldürecekler bizi, bütün vicdanlıların ölümü
ve vicdanın kendisinin ölümü için komplo kuracaklar bize, diye geçirdi
aklından. Komplo teorilerini, distopyaları sever, hayallerle, gerçekleri
harmanlayan senaryolar kurardı kafasında.
Tümüyle sıradan bir kişinin, tümüyle sıradan hayatındaki, tümüyle sıradan olayları keyifsiz ve karamsar bir biçemle anlatan kitapları hiç sevmezdi. Gerçeklerden bıkmıştı zaten, bir de ne diye okuyacaktı onları? Ayrıca kendisini bir yere çekmek istediklerini hissetmekten nefret ederdi. O tür kitaplarda az yada çok hep bir yere çekilirdi insan.
Babası akşam bir duble rakıya birkaç damla gözyaşı akıttı. Mukaddes,
saatlerce ayna karşısında evliliklerinin ilk gecesinin hayalini
kurdu. Utanmasına rağmen, öpüşmek nasıldır acaba, diye düşünmekten
alıkoyamadı kendini.