Gercekten en en sevdiğim şey olan kitap okuma ve kitaplarla ilgili olma işini bu "okumak gereken kitaplar" zırvalığı yüzünden kendime zehir ettiğimi ve okumayı hevesle beklediğim kitaplardan bile soğuduğumu fark ettim. Evet bazı eserler içeriği veya yazarı sebebiyle mutlaka okunmalıdır ama insan kendini tanıyıp doğru zamanda bunları okumalıdır. Bugün itibariyle sadece içimden hangi kitabı okumak geliyorsa onu okumaya karar verdim. Sırf okunan kitap sayısı artsın diye kitap okunmaz.
Dünyada o kadar çok izlenecek film, okunacak kitap, gezilecek yer var ki insan, hayatı boyunca birçoğunu yapamayacağı için üzülüyor. Romalılar bu durumu "Ars longa, Vita brevis." diyerek özetlemiş. "Sanat uzun, hayat kısa."
"Ben bir şeyi hiç mi hiç az sevemedim. Hele orta hiç sevemedim; hep çok sevdim. Arkadaşlarımı da çok severim. Yeryüzüne biterim. Eve portakal aldığımda bile kasayla alırım, dayanamayanlar çürür.".
| Nuri Pakdil |
Welby diyor ki; "Hayat birinin sizi sevmesidir. Saçlarınızın arasından eser rüzgar, yüzünüze vuran güneş, bir arkadaş ile çakır keyf olmaktır. Hayat aynı zamanda birinin sizi terk etmesi, yağmurlu bir gün ve bir arkadaşın ihanetidir de." Hayat, iyi ile kötünün yan yana oluşudur.