Kiminin elinde ekmek vardı
kiminin avucunda kırılmış bir çocukluk.
Bir şehirden ötekine yürüdü insanlar,
aynı göğe bakıp başka başka yoksulluklar taşıyarak.
Kimimiz annesinin sesini sakladı cebinde,
kimimiz bir ölünün ardından konuşmayı bıraktı.
Bir adam limanda bekledi yıllarca,
bir kadın içinden hiç çıkamadığı bir vedaya dönüştü,
bir çocuk büyüdü
ve hiçbir oyuncağa benzemedi hayat.
Biz sonra anladık dünyanın biraz da
aynı geceye farklı yerlerden üşümek olduğunu.