"en büyük iletişim problemimiz; anlamak için dinlemiyoruz, cevap vermek için dinliyoruz."
— umberto eco
Yönetmenlerin edebiyatı 2
Stanley Kubrick – Tanrıyı aradı, bulamadı; ama insan aklını parçaladı. 2001: A Space Odyssey, A Clockwork Orange, The Shining.
Quentin Tarantino – Kanı müzikle karıştırır, diyalogları silah gibi. Pulp Fiction, Kill Bill, Inglourious Basterds.
Christopher Nolan – Zamanı cebinde taşır, bilinci kurguda katlar. Memento, Inception, Interstellar.
Paul Thomas Anderson – Amerikan toplumunu psikolojik haritasıyla çizer. Boogie Nights, Magnolia, There Will Be Blood.
Guillermo del Toro – Canavarlarda insan, insanlarda canavar arar. Pan’s Labyrinth, The Shape of Water, Crimson Peak.
Ruben Östlund – Modern insanın kibri ve çelişkilerini keskin mizahla gösterir. Force Majeure, The Square, Triangle of Sadness.
Taika Waititi – Trajediyi mizahla, absürtlüğü duyguyla dengeler. Jojo Rabbit, Hunt for the Wilderpeople, Thor: Ragnarok.
Jordan Peele – Korkuyu politik bir aynaya dönüştürür. Get Out, Us, Nope.
Robert Eggers – Tarihi korkuyu gerçekçi bir dille işler, zamanı koklar. The Witch, The Lighthouse, The Northman.
Jim Jarmusch – Cool ve sakin; sıradan hayatları şiirle çeker. Dead Man, Coffee and Cigarettes, Only Lovers Left Alive.
Werner Herzog – İnsan deliliğini ve doğanın acımasızlığını filmleştirir. Aguirre, Fitzcarraldo, Grizzly Man.
Jean-Luc Godard – Sinemayı kırar, parçalarını yeniden inşa eder. Breathless, Pierrot le Fou, Weekend.
Ingmar Bergman – Tanrı, ölüm ve yalnızlığı sahneler. The Seventh Seal, Persona, Fanny and Alexander.
Agnes Varda – Sıradanlıkta şiir bulur, kadın bakışıyla sinemayı yeniden yaratır. Cléo from 5 to 7, Vagabond, Faces Places.
Nadine Labaki – Ortadoğu’yu, kadın ve çocuk gözüyle anlatır. Caramel, Where Do We Go Now?,