Dildar

Dildar
daha çok varolabilmek için bize sebat lazım
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Dildar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
50 günde okudu
·
2025 39. kitabı
Ömer Türker
8.7/10 · 30 okunma
Kindi Meşşfil felsefeyi benimsemekle bir yandan kelam geleneğinin tezlerini Yunan felsefesinin bilgi ve yöntem bakımından duyarlılıklarıyla ele alma imkanı elde etmiş diğer yandan da kelami tefekkürü, Yunan'daki hakim bilim ve düşünce geleneği olan meşşailikle ilişkilendirme imkanı kazanmıştır. Aslında kelamcılar, kapsamlı tercüme hareketinden önce de Yunan felsefesiyle ilgiliydiler. Fakat kelam geleneği, Yunan düşüncesinin hakim bilim ve düşünce geleneği olan meşşailiği kendi kabulleriyle uyuşturamamıştı. Bilhassa Yeni-Eflatuncu Meşşailerin metafiziği, kelamcılar tarafından açıkça yoktan yaratma ve kadir-muhtar Tanrı ilkelerine aykırı bulunmuştur. Bu sebeple kelamcılar Yunan düşünce gelenekleri arasında nispeten önemsiz ve sönmeye yüz tutmuş atomculuğu ihya ederek kabulleriyle uyumlu hale getirdiler ve muhtemelen daha önceki dönemlerde hiçbir zaman olmadığı şekilde etkin bir teorik fiziğe dönüştürmeyi başardılar. Farabi ise suduru İslam düşünce geleneğine dahil eden filozoftur. Fakat Farabi sudur teorisini benimsemekle kalmamış hem dönemin bilimsel kozmolojisiyle uyumlu hale getirmiş hem de dini düşünce geleneğinin sorunlarını bu teorinin duyarlıklarıyla ele almıştır. İbn Sina'ya kadar onun sudur teorisine katkısı tam olarak takdir edilmemiş olsa hile İbn Sina'dan sonra hem felsefi metafiziğin resmi görüşü haline gelmiş hem de lbnü'l-Arabi'yle birlikte dini düşünce geleneğine de girmiş ve vahdet-i vücutçu sufiler elinde yeni bir metafizik öğretiye kaynaklık etmiştir. Bu bağlamda lbn Sina, Sühreverdi ve lbnü'l-Arabi'yi FArabici sudur öğretisini tadil ve ikmal eden düşünürler olarak görebiliriz. Dikkat edilirse bu düşünürlerden her biri, Farabici sudur teorisini dönüştürdüğü veya tamamladığı ölçüde metafizik tarihinde müstakil bir öğretinin sahihi olabil miştir. Sudurun
bir araştırmayı bilimsel yapan şey, ne mevcutların tamamının sayılması ne de sayımı yapılabilen mevcutların sebeplerinin tamolarak kavranmış olmasıdır. Bilakis bilimselliği sağlayan şey, insanların genel kabullerinden, otoritelerden ve bilinçli saptırmalardan uzaklaşarak şeyin gerçek nedenlerini kavramayı mümkün kılacak bir yönteme yani burhana sahip olmasıdır. Bu demektir ki, metafiziği bir bilim yapan şey, matematik ve fizikte bütün mevcutların hakikatleriyle birlikte ayrıntılı olarak kavranması değildir, bütünü düşünmeyi mümkün kılacak bir var lık tarzı kavrayışına ulaşmaktır. Diğer deyişle, metafiziğe yükselen felsefi araştırma, matematik ve fizik seviyede varlık tarzlarını kavramayı temin etmeyi amaçlar. Böylesi bir kavrayış için varlık anlamının çeşitli türlerde tahakkuk eden tarzlarını varlık olmak bakımından varlık kavrayışına yükseltecek şekilde kuşatmak gerekir. işte matematik, fizik ve metafizik ayrımı tam da böylesi bir iddia ve amacı ifade eder.