dilek sipahi

Victor Hugo ile ilgili müthiş bir analiz

dilek sipahi

@dlkk_y
·
Fransızların dâhisi Victor Hugo, Notre Dame de Paris'i 1831 yılında yayımlanmıs. Müthiş bir kitap.. kurgu diyemiyorum çünkü toplumu resmediyor yazar. Ancak yazar dâhiliği kadar Türk düşmanlığı ile de mâruf. Meselâ 1821 Mora katliamıni can-ı gönülden destekliyor. O katliam ki tarihte 'Öldürecek Türk kalmayınca bitti' diye yazılır. Hugo 'Çocuk' isimli bir şiir yazar bu katliama dair ancak sanırsınız ki katledenler değil de katledilenler Yunan.. şiirin girişi şöyle: ''Türkler burada idi. Her yan Harabe Yürek acısı. Sakız, üzüm adası, Şimdi kömürleşmiş resif.......'' böyle gidiyor. Öte yandan düşünüp duruyorsunuz, bu ''dâhi''yazar aşağıya alıntıladığım düşünceye nasıl inanır? evlere şenlik bir durum var... Bu durum bana sorsanız Hugo'nun küreselci kimliği ve barbar genleriyle ancak açıklanabilir.. başka hiç bir izahat aklıma gelmiyor... bilen varsa paylaşırsa sevinirim..pasaj şöyle: ''Geçirdikleri gece tam da bir cumartesi gecesiydi. Hiç kimse bir an bile şüphe etmedi ki Çingeneler bu fundalıkta büyücülerin cumartesi toplantısını yapmışlardı. Müslümanlar arasında âdet olduğu gibi, Şeytan Belzebuth'un eşliğinde çocuğu yemişlerdi. '' sh 209 Algı bu.. yeter mi? Yetmemiş ki bir de sh 403 te şöyle bir pasaj; ''Konstantinopolis'teki Ayasofya, bundan kırk yıl önce başları demek olan kubbelerini silkeleyerek Muhammed'in hilâlini ard arda üç kere yere attı. Bu kiliseyi yaptıran Guillaume De Paris de bir büyücüydü.'' Bu kısmı çözemedim. Kitap XI. Louis döneminde geçiyor. Adam yani 11.Louis 1461-1483 yılları arasinda hüküm sürmüs. 1483'ü baz alsak 40 yıl geriye gitsek gene fetihten öncesine denk geliyor. Böyle bir deprem mümkün değil yok. Hugo ya hata yapıyor (ki bana göre bu ihtimal devre dışı) ya da bir önceki örnekte olduğu gibi algı yapıyor zira Ayasofya'nın kubbesi
Serdar isimli okura yanıt verildi
dilek sipahi
Şiiri okudum.. bilmiyordum ama bu 'Türk düşmanlığı'nı nasil engelleyebilir...Hugo bir Turk düşmanıydı.. bu benim fikrim değil.. gayet bilindik bir gerçek. Balkanlardaki Osmanlıya karşı isyanları kalemiyle desteklemisti.. kitaplarını okurum..kalemini takdir ederim ancak Rasulullah'ı bu kadar iyi 'tanımıs' birinin, (belki size göre müslüman falanda olmuştur) nasıl olup da Müslümanlar'ın bebek kanı içerek ayin yaptiklarına inandığının açıklamasını sizden beklerim..
Reklam
Victor Hugo ile ilgili müthiş bir analiz

dilek sipahi

@dlkk_y
·
Fransızların dâhisi Victor Hugo, Notre Dame de Paris'i 1831 yılında yayımlanmıs. Müthiş bir kitap.. kurgu diyemiyorum çünkü toplumu resmediyor yazar. Ancak yazar dâhiliği kadar Türk düşmanlığı ile de mâruf. Meselâ 1821 Mora katliamıni can-ı gönülden destekliyor. O katliam ki tarihte 'Öldürecek Türk kalmayınca bitti' diye yazılır. Hugo 'Çocuk' isimli bir şiir yazar bu katliama dair ancak sanırsınız ki katledenler değil de katledilenler Yunan.. şiirin girişi şöyle: ''Türkler burada idi. Her yan Harabe Yürek acısı. Sakız, üzüm adası, Şimdi kömürleşmiş resif.......'' böyle gidiyor. Öte yandan düşünüp duruyorsunuz, bu ''dâhi''yazar aşağıya alıntıladığım düşünceye nasıl inanır? evlere şenlik bir durum var... Bu durum bana sorsanız Hugo'nun küreselci kimliği ve barbar genleriyle ancak açıklanabilir.. başka hiç bir izahat aklıma gelmiyor... bilen varsa paylaşırsa sevinirim..pasaj şöyle: ''Geçirdikleri gece tam da bir cumartesi gecesiydi. Hiç kimse bir an bile şüphe etmedi ki Çingeneler bu fundalıkta büyücülerin cumartesi toplantısını yapmışlardı. Müslümanlar arasında âdet olduğu gibi, Şeytan Belzebuth'un eşliğinde çocuğu yemişlerdi. '' sh 209 Algı bu.. yeter mi? Yetmemiş ki bir de sh 403 te şöyle bir pasaj; ''Konstantinopolis'teki Ayasofya, bundan kırk yıl önce başları demek olan kubbelerini silkeleyerek Muhammed'in hilâlini ard arda üç kere yere attı. Bu kiliseyi yaptıran Guillaume De Paris de bir büyücüydü.'' Bu kısmı çözemedim. Kitap XI. Louis döneminde geçiyor. Adam yani 11.Louis 1461-1483 yılları arasinda hüküm sürmüs. 1483'ü baz alsak 40 yıl geriye gitsek gene fetihten öncesine denk geliyor. Böyle bir deprem mümkün değil yok. Hugo ya hata yapıyor (ki bana göre bu ihtimal devre dışı) ya da bir önceki örnekte olduğu gibi algı yapıyor zira Ayasofya'nın kubbesi
Serdar isimli okura yanıt verildi
dilek sipahi
Serdar Toprak şiiri göremiyorum..nerede paylaştınız.. Yani pes ediyorum.. google amcaya bile sorsaydıniz ne menem bir sey oldugunu öğrenirdiniz..sadece o da degil..Dostoyevski..Voltaire.. Byron..Luther.. Engels..vs vs..
Victor Hugo ile ilgili müthiş bir analiz

dilek sipahi

@dlkk_y
·
Fransızların dâhisi Victor Hugo, Notre Dame de Paris'i 1831 yılında yayımlanmıs. Müthiş bir kitap.. kurgu diyemiyorum çünkü toplumu resmediyor yazar. Ancak yazar dâhiliği kadar Türk düşmanlığı ile de mâruf. Meselâ 1821 Mora katliamıni can-ı gönülden destekliyor. O katliam ki tarihte 'Öldürecek Türk kalmayınca bitti' diye yazılır. Hugo 'Çocuk' isimli bir şiir yazar bu katliama dair ancak sanırsınız ki katledenler değil de katledilenler Yunan.. şiirin girişi şöyle: ''Türkler burada idi. Her yan Harabe Yürek acısı. Sakız, üzüm adası, Şimdi kömürleşmiş resif.......'' böyle gidiyor. Öte yandan düşünüp duruyorsunuz, bu ''dâhi''yazar aşağıya alıntıladığım düşünceye nasıl inanır? evlere şenlik bir durum var... Bu durum bana sorsanız Hugo'nun küreselci kimliği ve barbar genleriyle ancak açıklanabilir.. başka hiç bir izahat aklıma gelmiyor... bilen varsa paylaşırsa sevinirim..pasaj şöyle: ''Geçirdikleri gece tam da bir cumartesi gecesiydi. Hiç kimse bir an bile şüphe etmedi ki Çingeneler bu fundalıkta büyücülerin cumartesi toplantısını yapmışlardı. Müslümanlar arasında âdet olduğu gibi, Şeytan Belzebuth'un eşliğinde çocuğu yemişlerdi. '' sh 209 Algı bu.. yeter mi? Yetmemiş ki bir de sh 403 te şöyle bir pasaj; ''Konstantinopolis'teki Ayasofya, bundan kırk yıl önce başları demek olan kubbelerini silkeleyerek Muhammed'in hilâlini ard arda üç kere yere attı. Bu kiliseyi yaptıran Guillaume De Paris de bir büyücüydü.'' Bu kısmı çözemedim. Kitap XI. Louis döneminde geçiyor. Adam yani 11.Louis 1461-1483 yılları arasinda hüküm sürmüs. 1483'ü baz alsak 40 yıl geriye gitsek gene fetihten öncesine denk geliyor. Böyle bir deprem mümkün değil yok. Hugo ya hata yapıyor (ki bana göre bu ihtimal devre dışı) ya da bir önceki örnekte olduğu gibi algı yapıyor zira Ayasofya'nın kubbesi
Serdar isimli okura yanıt verildi
dilek sipahi
Serdar Toprak hatiralarımda istidrak yapıyor..övgü değil o.. Türk gibi güçlü ise ona ait değil.. o bir deyim..
Victor Hugo ile ilgili müthiş bir analiz

dilek sipahi

@dlkk_y
·
Fransızların dâhisi Victor Hugo, Notre Dame de Paris'i 1831 yılında yayımlanmıs. Müthiş bir kitap.. kurgu diyemiyorum çünkü toplumu resmediyor yazar. Ancak yazar dâhiliği kadar Türk düşmanlığı ile de mâruf. Meselâ 1821 Mora katliamıni can-ı gönülden destekliyor. O katliam ki tarihte 'Öldürecek Türk kalmayınca bitti' diye yazılır. Hugo 'Çocuk' isimli bir şiir yazar bu katliama dair ancak sanırsınız ki katledenler değil de katledilenler Yunan.. şiirin girişi şöyle: ''Türkler burada idi. Her yan Harabe Yürek acısı. Sakız, üzüm adası, Şimdi kömürleşmiş resif.......'' böyle gidiyor. Öte yandan düşünüp duruyorsunuz, bu ''dâhi''yazar aşağıya alıntıladığım düşünceye nasıl inanır? evlere şenlik bir durum var... Bu durum bana sorsanız Hugo'nun küreselci kimliği ve barbar genleriyle ancak açıklanabilir.. başka hiç bir izahat aklıma gelmiyor... bilen varsa paylaşırsa sevinirim..pasaj şöyle: ''Geçirdikleri gece tam da bir cumartesi gecesiydi. Hiç kimse bir an bile şüphe etmedi ki Çingeneler bu fundalıkta büyücülerin cumartesi toplantısını yapmışlardı. Müslümanlar arasında âdet olduğu gibi, Şeytan Belzebuth'un eşliğinde çocuğu yemişlerdi. '' sh 209 Algı bu.. yeter mi? Yetmemiş ki bir de sh 403 te şöyle bir pasaj; ''Konstantinopolis'teki Ayasofya, bundan kırk yıl önce başları demek olan kubbelerini silkeleyerek Muhammed'in hilâlini ard arda üç kere yere attı. Bu kiliseyi yaptıran Guillaume De Paris de bir büyücüydü.'' Bu kısmı çözemedim. Kitap XI. Louis döneminde geçiyor. Adam yani 11.Louis 1461-1483 yılları arasinda hüküm sürmüs. 1483'ü baz alsak 40 yıl geriye gitsek gene fetihten öncesine denk geliyor. Böyle bir deprem mümkün değil yok. Hugo ya hata yapıyor (ki bana göre bu ihtimal devre dışı) ya da bir önceki örnekte olduğu gibi algı yapıyor zira Ayasofya'nın kubbesi
Serdar isimli okura yanıt verildi
dilek sipahi
Rica etsem kitaplarin isimlerini bana da yazar mısınız.. bütün kaynaklar onun Türk düşmanı oldugunu yazar da..
Puan vermedi·121 syf.··
2023 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2023 20:17
Çok güzel bir konu, bir o kadar akıcı bir üslup. Kitap sıradan bir şekilde başlıyor, sonra neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Biterken yine sizi şaşırtıyor. Yani en azından benim için öyle oldu. Sonra oturup "neden olmasın" diye düşünüyorsunuz. "Kıymet bilmek için ille de her şeyi yaşamak mı mı gerek? Bu ahmakların işi. Hem zaten biz yeni hayatımıza topraktan doğarak başlamayacak mıyız? Anne-baba ile evlat arasında o kadar da çok fark yokmuş... yani çocukerkil olmak bize biraz da tüketim dünyasının bir dayatması. Acılarla sevinçler göründüğünden farklıymış... "Benim hırsla ettiğim dualarımı gerçekleştirmeyen Allah'a hamdolsun".... fikirler, şükürler, tesbitler fırtınası esiyor zihninizde. Ancak yeni dönem yazarlarımızın kısmetsizliği olsa gerek, iğdiş edilmiş bir dilin hüküm sürdüğü zamanlarda yaşıyoruz. Kuşa çevrilmiş dilin yavanlığı öyküyü etkiliyor. Çözüm için bir önerim yok, zira öneriler benim boyumu aşacak cinsten. Yazar kendini geliştirse bu sefer okur anlamayacak falan. Bu müşterek konu sadece bu kitaba da özgü değil zaten. Bir misalle anlatmam gerekirse, herkesin bildiği diyecem ama herkes biliyor mu acaba? Neyse.. Ömer Seyfeddîn'in "Pembe İncili Kaftan" öyküsünü, bir orijinal dilinden, bir de sadeleştirilmiş olarak okuyun, sonra damağınızda kalan tadları yoklayın derim acizane.
Tersine DünyaMustafa Kızılkurt · Sapiens Yayınları · 0325 okunma
Mustafa KIZILKURT isimli okura yanıt verildi
dilek sipahi
Estagfirullah.. hakkı buydu..