Bazen kader öylesine sert çarpar ki, onu yumuşatmak için bir parçacık fantezi yeter. Hayatın robotlaşmış meslektaşlar arasında on iki saat boyunca tekrarlanan aptalca görevlere indirgendiği burada, geçirmiş olduğu üç yılı düşündüğümde, onun kaçıp gitme, başka bir havayı soluma arzusunu anlıyordum. Evet, bu hapishanede hayal, kurtuluş vaat eden cennet gibi duruyordu.
Bizi hep üzmüş olan bir insanın davranışlarının samimi olmamasını arzu etsek de, bu davranışların geleceğe tuttuğu ışık karşısında arzumuzun eli kolu bağlanır ve söz konusu insanın gelecekteki davranışlarının ne olacağını arzumuza değil, bu ışığa sormamız gerekir.