Serkan Aktaş

Serkan Aktaş
@dmgctrl
Okurgezer

Serkan Aktaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
3 günde okudu
·
2025 50. kitabı
Joseph Conrad
6.7/10 · 5,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2025 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 12:32
Aleksandr Balyaev’in Hava Adamı Ariel romanı, Sovyet döneminin erken bilimkurgu örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Fakat bu kitabı “bilimkurgu klasiği” olarak görmek bana göre biraz iddialı olmuş. Çünkü Balyaev’in romanında odak noktası teknoloji ya da bilimsel ayrıntılar değil; insan doğası, özgürlük ve vicdan üzerine kurulu. Roman, üzerinde yapılan bir bilimsel uygulama sonucunda uçma yeteneği kazanan Ariel adlı bir gencin hikâyesini anlatıyor. Ariel, bu deneyle uçabilen bir insana dönüşüyor ama aynı zamanda bilimsel merakın kurbanı haline geliyor. Hikâyenin çok büyük kısmı Hindistan’da geçiyor. Ariel, burada bir Budist eğitim tesisine kapatılıyor. Ancak bu yer aslında göründüğü kadar huzurlu bir manastır değil; insanların hipnozla kontrol altında tutulduğu, yani özgür iradelerinden tamamen koparıldıkları bir mekan. Ariel de bu sistemin bir parçası haline getiriliyor. Hipnoza karşı koyan ve uçma yeteneğine kavuşan Ariel, bu tesisten kaçarak, bir yandan zihinsel ve ruhsal bir kurtuluş yaşarken diğer yandan kendini başka maceraların ve kast sisteminin ağır düzeninin içinde çırpınan Hindistan toplumunun içinde hayatta kalmaya çalışıyor. Romanında bilim ahlaki bir sınavın parçası olarak yansıtılmış. İnsanlar “bilim uğruna” sınır tanımadan yaptıkları deneylerle insanların ve daha da kötüsü bir çocuğun hayatı, iradesi ve kimliğini aslında yok etmeye çalışıyor. Ariel’in hikâyesi de aslında bu anlamda insanlığın vicdanla olan imtihanı olarak sunuluyor. Yine de Ariel’in içindeki saflık, merhamet ve özgürlük arzusu romanı karamsarlıktan kurtarıyor. Bir de yazar hakkında bir yorum yapmak istiyorum. Balyaev için “Rusya’nın Jules Verne’i” deniyor ama bence bu benzetme bu kitap özelinde biraz zorlama. Jules Verne’in romanlarında hayal gücüyle örülmüş keşifler, teknik
Hava Adamı ArielAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 2021456 okunma
Puan vermedi·888 syf.··
2025 46. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 13:58
Moby Dick ya da Balina, yalnızca bir balina avı değil, insanın doğayla ve kaderle giriştiği bir hesaplaşma hikayesi. İş Bankası Kültür Yayınları’nın özenli baskısı, Melville’in yoğun ve sembolik anlatımını Türkçede okunabilir hale getirebilmiş. Böylece klasik bir roman, aynı zamanda denizcilik kültürünün ve insan doğasının iç içe geçtiği bir ortamı okuyucuya güzel bir şekilde sunmuş. Türkiye’de en çok yarım bırakılan kitaplar arasında olduğu söylenen Moby Dick, gerçekten de okurken sabır isteyen bir roman. Ancak ben, yaklaşık 850 sayfalık hacmine rağmen, eseri yarım bırakacak kadar sıkılmadım. Melville’in zaman zaman sayfalarca uzattığı betimlemeler, özellikle okyanusun, geminin ya da balinanın fiziksel özelliklerine dair uzun açıklamalar, birçok okur için durağan gelebilir. Ama bana göre bu bölümler, romanın asıl gücünü oluşturuyor. Melville, edebi bir hikaye anlatıcısı olmanın ötesine geçerek bir doğa tarihçisi, bir filozof ve bir deniz bilimci gibi davranıyor. Balina avcılığına, denizcilik terimlerine ve dönemin teknolojisine dair teknik bilgiler, romanı yalnızca bir edebi metin değil, aynı zamanda 19. yüzyıl denizciliği üzerine ansiklopedik bir kaynak haline getiriyor. Bu yönü, benim Moby Dick’e olan ilgimi daha da artırdı. Romanın merkezinde yer alan Kaptan Ahab, insanın kendi takıntısına yenilmesinin üzücü bir sembolü. Beyaz balina Moby Dick onun için yalnızca bir hayvan değil, bir takıntı objesi. Bu açıdan roman, yalnızca bir macera değil, psikolojik bir sorgulama aslında. İş Bankası Kültür Yayınları’nın baskısı, sadelik ile edebi derinlik arasında dengeli bir yol izlemiş. Bu konuda çevirmeni ve yayınevini tebrik etmek gerekiyor. Çeviri, hem Melville’in yoğun üslubunu koyabilmiş, hem de Türkçe okura anlaşılabilir bir anlatım sunmuş. Kitaptaki dipnotlar ve
Moby Dick Ya Da BalinaHerman Melville · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma