Tarih, ilk olarak düzensizlik ve aksak ritim demek. Mantıklı olanın hep doğru olmadığı, beklenenin her zaman gerçekleşmediği bir yer, birçok tuğlası eksik olduğu halde zar zor ayakta tutmaya çalıştığımız bir duvar.
Onaylamadığını yapmakla yaptığını onaylıyormuş gibi görünmek arasında büyük bir fark vardır: Birini zayıf insan yapar ama diğeri ancak bir uşaklık alışkanlığı olabilir.
Mutlaki yönetimlerde tahta yakın olan soylular efendinin tutkularını pohpohlayıp kaprislerine seve seve boyun eğerler. Gelgelelim halk kitlesi köleliğe razı gelmez, çoğunlukla zayıflıktan, alışkanlıktan veya cehaletten boyun eğer ona, kimi zaman da krallığa ya da krala duydugu sevgiden.
Eski monarşi döneminde Fransızların, kralın hiçbir zaman yanılmayacağı konusundaki fikirleri sabitti, olur da kötü bir şey yaparsa hatanın danışmanlarında olduğunu düşünüyorlardı.