Yeterince üzerinde durulmamış bir nokta,mutlu olmanın aynı zamanda başkalarına karşı bir görev olduğudur. Ancak mutlu olanların sevildiği söylenir;ama bu mükafatın yerinde ve hak edilmiş bir şey olduğu unutulur;çünkü hepimizin içimize çektiğimiz hava felaket,can sıkıntısı ve umutsuzlukla doludur. Bu bakımdan,soluduğumuz o pis havayı temizlenenlere ve güçlü bir şekilde bize örnek olarak hayatımızı arınmış bir hale getirenlere şükran borçluyuz. Başarı kazanan atletlere sunduğumuz zafer çelenklerinden sunmalıyız onlara da. Sevginin de en derin yanı mutlu olmaya söz vermektir. Sevdiğimiz insanların sıkıntısının,kederinin ya da felaketinin üstesinden gelmekten daha güç ne olabilir?Her erkek ve her kadın,mutluluğun,yani kendimiz için kendi çabamızla elde ettiğimiz mutluluğun başkalarına sunulabilecek en güzel,en cömert armağan olduğunu aklından çıkarmamalıdır.