Merve Duman

Merve Duman
@dmnmrvee

Merve Duman

, bir kitabı yarım bıraktı
Ethem Baran
8/10 · 95 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Merve Duman

, bir kitap okudu
Puan vermedi·432 syf.·
Beğendi
·
13 günde okudu
·
2022 4. kitabı
Ömür İklim Demir
8.7/10 · 2.241 okunma
Birliktelikmiş, yaşlılıkmış, yalnızlıkmış, ölümmüş, ne önemi vardı ki bütün bunların? Yeterince uzun bekleyince, hiçbirinin anlamı kalmıyordu; kalmayacaktı. Ruhumu sarartacak kadar derin bir nefes çektim sigaradan. Aklım bulandı. Dünün içinde biraz yarın – ondan vardı, evet. Dünün içinde biraz yarın vardı, yarının içinde de biraz dün... Ardı arkası gelmeyen, cümlelerin önünü kesmeyen, noktalar vardı – altlı üstlü ve de arka arkaya. Bir de kahkahalar! Bir de kahkahalar vardı, tıpkı ağıtlar gibi aynı sessizlikle biten. Sonra ölüm, ölümün de doğumun da sonunda aynı geceydi yine bekleyen. Nerede ne kadar beklediğinle, bekleyebildiğinle, alakalıydı çoğu şey. Her kalabalığın sonu ıssızlıktı mesela; her heyecanın sonu bıkkınlık, her bulutun sonu çamur, her denizin sonu kum, her taşın sonu toz, her yıldızın sonu karanlık, her doğumun sonu mezar, her mezarın sonu bahar, her baharın sonu kış, her kışın sonu binlerce kuş, solucan, kelebek, tomar tomar adı unutulmuş çiçek...
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Hayat bazen, birkaç çorabın yer değiştirmesiyle bile yeniden başlayabiliyordu; ortaya çıkmak için mutlaka bir bahane buluyordu kendine. Bana kalırsa bütün bu tencereler, faturalar, bu gündelik hayhuy, tıpkı defibrilatörler gibi yaşayanları öldürüyor, ölenleriyse bir ihtimal tekrar hayata döndürüyordu. Her şey bu kadar basit ve de bu kadar karmaşıktı.
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Biliyorum belki size komik gelecek ama, ölümü ben en çok, o akşam vakitleri televizyonun karşısında otururken –tam kolumla göğsümün birleştiği yerde– bir çocuk başının eksikliğini hissettiğimde, anladım. Sanırım ölüm, boşluğun cisimleşip ağırlaşabildiği tek yerdi. Eziyordu insanı, değiştiriyordu. Unutturuyordu. Gerçekten... Nasıl bir şeydi bir kadına ya da çocuğa sarılmak bir akşam vakti? Sonra bunalmak onlardan, terlerinden ya da nefeslerinden ve kalkmak yanlarından? Of, deyip kendi içine çekilmek... Karanlıkta, buzdolabının sesinden başka sesler duyabilmek... Ya da nasıl bir şeydi, mutfağa giderken bir şey ister misin diye sormak? Hepsini unuttum.
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat