Hatıralarının üzerinden gülümseyerek, zevkle hatırlayarak, yaşlılar gibi üzüntüyle değil şiirsel gençlik hatıraları gibi, rüyaların gerçeklikle birleştiği en uzak geçmiş izlenimleri gibi hatırlayarak, onları mutlu eden şeylere sessizce gülerek geçtiler.
Bir Incil kıssası ilk insanın , ilk günaha kadar mutluluk koşulunun , yapacak işinin olmaması , aylaklık olduğunu söyler . Aylaklık sevgisi ilk günah işlendikten sonra da değişmedi ama lanet , sadece ekmeğimizi alnımızın teriyle çıkarmak zorunda olduğumuz için değil , manevi özelliklerimiz aylak kaldığımızda huzurlu olmamıza izin vermediği için hala insanlığın üzerinde .
...mutlu olmak için mutlu olabilme ihtimaline inanmak gerek derken haklıydı ve ben artık buna inanıyorum. Bırakalım ölüleri ölüler gömsün, hayattayken yaşamak ve mutlu olmak gerek."