Harvard'dan, astronom Owen Gingerich (2006) 100 milyardan fazla galaksi olduğunu belirtmiştir. Bunlardan birinin (bizim görece küçük galaksimizin), bizim Güneş yıldızımıza benzer birkaç yüz milyar yıldızı vardır. Bu yıldızların pek çoğu gezegenlerce çevrelenmiştir. Dış uzay ölçeğinde düşündüğümüzde, bizler bütün okyanusların sahillerindeki tek bir kum tanesinden daha azız ve yaşam sürelerimiz görece bir nanosaniye kadar.
Yine de kendi iç dünyamızdan daha büyüleyici ve merak uyandırıcı hiçbir şey yoktur. Gingerich'in belirttiği üzere beynimiz "bütün evrende, bildiğimiz açık ara en karmaşık fiziksel nesnedir." Bilincimiz (her nasılsa maddeden doğan zihnimiz) derin bir gizem taşımaya devam ediyor. Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız (ve bunların başkalarının düşünceleri, duyguları ve davranışları ile olan karşılıklı etkileşimi) bizi hayrete düşürüyor. Dış uzay, büyüklüğü ile bizi sersemletiyor. Ancak iç dünyamız bizi kendine esir ediyor. Psikoloji bilimi burada başlar.
Psikolojiye haberlerden ve popüler medyadan aşina olan insanlar için, psikologlar kişilik analizi yapıyor, danışmanlık hizmeti sunuyor, çocuk büyütme tavsiyeleri dağıtıyor, olay yerini inceliyor ve mahkemede tanıklık ediyor gibi görünüyor. Bunları gerçekten yapıyorlar mı? 'Evet' ve daha fazlasını da yapıyorlar. Psikolojinin sizin de merak edebileceğiniz sorularından bazıları üzerine düşünün:
▪ Kendinizi hiç, tıpkı biyolojik ebeveynlerinizden birinin yaptığı gibi, bir şeye tepki verirken (belki bir bakıma, hiç yapmayacağınıza yemin ettiğiniz bir şeyi yaparken) buldunuz mju ve sonra kişiliğinizin ne kadarının kalıtımsal olduğunu merak ettiniz mi? İnsanlar arasındaki kişilik farklılıklarımız ne ölçüde genler tarafından belirleniyor? 'Ev ve topluluk çevresi bizi ne ölçüde şekillendiriyor?'
▪ Farklı