" "Bir şehrin biçimi"nin başına gelenlerle ilgili tefekküre dalacak olan ben değilim, düşüncem için hava hayat için ne ise o olacak bir öğenin zorlamasıyla içinde yaşadığım şehirden ayrılıp çıkarılmış gerçek şehrin biçimi bile olsa..."
"Kim var orada? Sen misin Nadja? Öbür dünyanın, tüm öte-dünyanın, bu hayatta olduğu doğru mu? Seni duyamıyorum. Kim var orada? Yoksa yalnız mıyım? Ben kendim miyim?"
"Delilik ile akillik arasındaki iyi bilinen sınır yokluğu, beni her birinden gelen algı ve fikirlere ayrı ve farklı birer değer atfetme eğiliminden alıkoyuyor. En tartışma götürmez hakikatlerden çok çok daha anlamlı ve daha vahim sonuçlu safsatalar vardır."
"Şurada, bir masanın üstünde açık bir kitabın önünde, bir kül tablasının kenarına iliştirilmiş, ucundan sinsice dumandan bir yılanın yükseldiği bir sigara; çok güzel bir kadının elinde, üzerine zambaklar konabilsin diye bölüm bölüm kesilmiş bir dünya haritası, gerçekten her şey onun insan yansıtıcısı adını verdiği, seralarla erişilmez durumda tutulan ve onun “hepsinin en iyisi" dediği şeyin inişini sağlamak için yerleştirilmişti."