Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz. Dua, en yüksek ifade zirvesini,aklın karanlık gecesinde,akıl bineğinin ayağı topalladığında, aşk uçuşu sırasında bulunur.
Aşk nedir? Aşka dair yüzlerce tanım yapılmıştır; daha da yapmak mümkündür. Ama bana göre aşkın en güzel ve derin tanımı şudur:Aşk yalnızlıktan doğar,yalnızlık da aşktan. Bu yalnızlık, bir insanın kimsesiz olması,etrafında kimse olmaması anlamında değildir. İçinde her şeye veya herkese karşı bir bağlılık, bir çekim,bir beklenti ve bir kavuşma ihtiyacı olmayan kimse, tek başına bile olsa yalnız değildir. Aksine, içinde böyle bir bağlılık ve yakınlık ihtiyacı duyan;ondan ayrıldığı, koptuğu ve yalnız kaldığını hisseden birisi, kalabalıkta da olsa yalnızdır.
İnsan;derin,yalın bir 'ağırlık' her şeyden önce. Bir, 'insan' çıktı varoluşu seçen:çünkü tüm yaratıklar bir bir korktular başta: yüklenemediler varoluşu. İnsan varoluşu seçince yaratıldı dünya.
Çağdaş insanın korkusu, vicdansızlığından kaynaklanıyor belki de. Kim duyumsatacak vicdanımızı bize? İnsan mı, toprak mı? Ölüm mü, yaşam mı? Çağdaş insanın en büyük olumsuzluğu vicdansızlığıdır. Vicdanımız işlevini yapmadan nasıl giderilir bu yoğun karanlıklar? Adaletsizliği,zulmü, ancak vicdanlı olabildiğimiz zaman durdurabileceğiz:tüm yeryüzünde.