34.Ayet :
Allah'ın onlardan (insanlardan) bir kısmını diğerlerine (farklı oldukları noktalarda) üstün kılması ve (bir de) mallarından harcama yapmaları sebebiyle er- kekler, kadınların koruyucusudur.' (Onun için) iyi kadınlar, (Allah'a) itaatkär Allah'ın (kendilerini) korumasına karşılık gizliyi (namuslarını) koruyanlardır. Geçimsizliğinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince, onlara öğüt verin; onları yataklarda yalnız bırakın ve kendilerini (kısa süreli yanınızdan) uzaklaştırın! Size gönülden bağlanırlarsa artık onların aleyhine başka bir yol aramayın! Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
Tefsiri ;
Niså 4:34'teki darb kelimesini "dayak atmak","dövmek" değil, tıpkı çeşitli örnek kullanımlarda olduğu gibi "yolculuğa çıkarmak, kısa süreli ayrılmak" şeklinde anlamaktayız ki bu olayın nasıl uygulandığı noktasında Hz. Muhammed'in hayatında da iki örnek olayın yaşandığı rivayet edilmektedir. Kur'an, boşanma aşamasına gelen veya o sürece girmekte olan kadınların dövülmesini değil, Hz. Peygamber'in Hz. Aişe örnekliğinde olduğu gibi eşinden kısa süreli ayrılmasını önermekte, böylece kişilerin evliliklerini korumalarını sağlamayı amaçlayan tedbirler öngörmektedir. Meselenin "dövülme" manasına alınması, Arap geleneğinin kelimelere yüklediği anlama kumaktır, oysa Kur'an'da darabe fiili bir insanın bir insanı dövmesi, tokatlaması manasında hiçbir ayette kullanılmamaktadır. Bu konuda bir yaklaşımımızı daha hatırlatmakta yarar görmekteyiz. Ayette geçen ıdribühunne ifadesine kelimenin anlamları içerisinde ilk belirttiğimiz anlam gereği boşanma öncesinde hanımlara "örnek verilmesi", yani evliliği sürdürmenin gerekliliği noktasında sunulacak örnek uygulamaları ve örnek hayatları hanımlara bildirmek gerektiği şeklinde de bir yorum getirilebilir ki bu yorum darabe fiilinin anlam alanında