"akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım"
"Bu ölümün acısı değil, bozguna uğrayan bilincinde titreşip dalgalanan düşüncelerin verdiği acıydı. Ölüm acıtmıyordu. Canını yakan yaşamak, yaşamaya devam etmenin istirabi, bu korkunç, boğucu histi; hayatın ona vuracağı son darbeydi bu."
“Martin’e göre yaşam,hasta bir insanın gözlerini acıtan güçlü,beyaz bir ışıktan farksızdı.Bilinci açık olarak geçirdiği her an yaşam göz kamaştırıcı bir parlaklık gibi dört bir yanında ve tepesinde alev alev yanıyor,canını dayanılmaz boyutlarda yakıyordu”