Bir de, zamanda yolculuk mümkün değil, diyorlar. Bedenin böyle gaddarca kayıt tutup insanı sadece ruhsal değil, fiziksel manada da geçmiş sancılara taşıması ne muazzam meziyet.
Aşk, düz bir çizgi halinde olmayan karışık bir duyguydu. Dalgalar halinde ve yukarı aşağı döngülerle işlerdi. Kalp kırıklığı ve ihanetin ortasındayken bile bir şekilde var olabilen acayip bir histi.
dante'den daha kalpsizdim. sanırım bu kalpsizliği ondan saklamaya çalışmıştım çünkü beni sevmesini istemiştim. fakat artık biliyordu. kalpsiz olduğumu. ve belki bunda bir sorun yoktu. belki kalpsiz olduğum gerçeğini, tıpkı onun kalpsiz olmadığı gerçeğini sevdiğim gibi severdi.
Ben hiçbir yere aitmişim gibi hissetmiyordum. Kendi bedenime bile ait hissetmiyordum... özellikle kendi bedenime ait hissetmiyordum zaten. Tanımadığım birine dönüşüyordum. Dönüşüm canımı yakıyordu fakat neden canımı yaktığını bilmiyordum. Ve duygularımla ilgili hiçbir şey anlam ifade etmiyordu.