küçük aristo ve dante'nin büyüme hikayesi... başta kitabı beğenmedim ve bir yerde hayal kırıklığına uğradım. çünkü çok fazla diyalog içeriyor. bu diyaloglar çok da akıcı değil aksine fazlasıyla yineleme içeren diyaloglar vardı. genel itibarıyla yazarımızın kalemini çok beğenemedim.
ama ama amaa konusu çok tatlıydı ve içte bir yerlere dokunuyordu. 15 yaşımda neler hissedip düşündüysem aristo -namıdeğer ari- da aynı şeyleri hissedip düşünüyordu. 18 olacağım ama ben çoğu zaman ari'nin düşüncelerinde buluyorum kendimi. yani aslında bunun çok da yaşla ilgisi yok. asıl olay 'evrenin sırlarını keşfetmekte'.
ari'yi çok sevsem de dante'nin yeri bende bir ayrı oldu. onun hep arka planda kalan hisleri ve çabası beni yerle bir etti. uzun lafın kısası bu iki çocuğu çok sevdim.
''Evrenin bir başka sırrı. Bazen acı nereden geldiği belli olmayan bir fırtına gibiydi. Berrak bir yaz sabahı sağanakla bitebiliyordu. Şimşekler ve gök gürültüleriyle.''
Ben hiçbir yere aitmişim gibi hissetmiyordum. Kendi bedenime bile ait hissetmiyordum... özellikle kendi bedenime ait hissetmiyordum zaten. Tanımadığım birine dönüşüyordum. Dönüşüm canımı yakıyordu fakat neden canımı yaktığını bilmiyordum. Ve duygularımla ilgili hiçbir şey anlam ifade etmiyordu.