19.yüzyıl sonlarında Avustralyalı cerrah Jerry Moore; Paré ve Trendelenburg tekniklerini daha da geliştirmiştir. VSM'nin olabildiğince yukarıdan bağlanmasını değil, bir adım daha yukarı çıkıp crosse'un da bağlanması gerektiğini anlamıştı. Crosse sektomi denilen bu teknik, modern ameliyat yöntemi haline gelmiştir. Bu yöntemle yalnızca mevcut ve gözle görünür varisler tedavi edilmemiş, problemin tekrar etmesi de engellenebilmiştir...
Crosse sektomi ameliyatı,20.yüzyılda soyma (stripping)denilen yöntemle birleştirilmiştir. Bu teknikle VSM'nin tamamı tek bir seferde çıkarılır...
Bu durum damar cerrahisini altüst eden İsveçli radyolog Sven Ivar Seldinger'in sahneye çıkmasıyla yeni bir seyir izler.Seldinger 1953 yılında,kan damarlarını endovasküler olarak,yani içeriden tedavi etmeyi mümkün kılan bir teknik gelistirir. Yine bir radyolog olan Charles Dotter, 1964'te Seldinger tekniği sayesinde,atardamar daralmasını tedavi etmek için kan damarının bir baloncukla içeriden genişletildiği dahiyane bir fikir olan perkütan anjiyoplastiyi keşfedebilmiştir.21.yüzyılda,Seldinger tekniği yalnızca atardamar tedavisinde değil,varis tedavisinde de uygulanmaktadır.VSM,lazer ışını veya mikrodalgalarla içeriden dağlanabilmekte ve böylece damarın kapanması sağlanabilmektedir.Tek bir neşter kullanmadan