Doğanay Ankara

Tevbe
Âlimlerden birine soruldu ki; "Kul, tevbe ettiği zaman tevbesinin kabul edilip edilmediğini bilebilir mi?" Âlim bu soruya şu cevabı verdi; "Bu konuda kimse kesin bir hükme varamaz, fakat tevbenin kabul edilip edilmedigine işaret eden bazı alâmetler vardır. Başlıcaları şöyle sıralanabilir; 1. Kulun kendisini günahtan uzak hissetmesi gerekir. 2. Kalbinden sevincin silindiğini, her baktigi yerde Allah'in varlığını hissetmesi gerekir. 3. Günahkârlardan uzak durarak iyilik işleyenlere yakınlık duyması gerekir. 4. Dünya kazancının azını çok, âhiret amelinin çoğunu az görmesi gerekir. 5. Kalbini devamli olarak Allah'ın farz kıldığı ibadetler ile ilgili görmelidir. 6. Az konuşması, aralıksız bir düşünce hâli yaşaması daha evvel işlediği günahlardan dolayı devamlı olarak üzgün ve pişman görünmesi gerekir.
Sayfa 43 - Çelik Yayınevi·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar isimlendirmelerden büyülenmeyi bırakamadıkları sürece ne okurlarsa okusunlar koyunlar gibi isimlerin peşinden koşarlar. Unvanı belirleyen böylelerinin fikirlerini de belirlemiş olur. Eleştirel okuma melekesini asla geliştiremezler. Çok okusalar dahi öğrenemezler. Başkalarına fikri köle olmaktan kurtulamazlar.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Asr suresi
Hâlikin nâ-mütenâhi (sonsuz) adı var en başı Hak Ne büyük şey kul için hakki tutup kaldırmak Hani ashâb-ı kirâm ayrılalım derlerken Mutlaka sûre-i ve'l-Asr'ı okurmuş bu neden? Çünkü meknûn (gizli) o büyük sûrede esrâr-ı felâh (kurtuluşun sırları) Başta imân-ı hakîkî geliyor sonra salâh Sonra hak sonra sebât: İşte kuzum insanlık Dördü birleşti mi yoktur sana hüsrân artık (Safahât, Istanbul 1944, S. 419).
Adaletsiz ve dengesiz sistemler zenginle fakir arasındaki geçişi engelliyorsa, kalitesiz dindarlık da dindarlaşmanın önünü tıkıyor. İşin bir başka yönü çok fakir bir toplumda bir arabası olanı bile zengin saydığımız gibi, kalitesiz dindarlık ortamında sadece namaz kılanı dindar saymaya başladık. Halbuki İslam; inanç, ibadet ve ahlak bütünüdür. Bunların birindeki eksiklik, dindarlığın tamamını olumsuz etkiler.
Sayfa 96 - Diyanet İşleri Bakanlığı
İnsan, dünyaya gelirken gözü önde yaratılmış, yönü ileriye doğru tasarlanmış, daima ileriye doğru düşünen, hareket eden, tasarlayan bir varlık olduğu için onun geriye doğru tasarim ve plan yapma gücü yoktur. Geriye dönük olarak, sadece unutan bir hafızası vardır. İnsan, ileriye dönük olarak, günlük dilde yapacağım, edeceğim benzeri formlardaki ifade örnekleriyle hep ileriye doğru düşünmekte, geleceğe doğru koşmaktadır. İşte bu, insanın kaderidir. Fakat o ileriye doğru koşarken trajik olarak ölüme doğru gittiğini de bilmektedir. Bu nedenle insan, varoluşunu daima ölüm korkusuyla birlikte gerçekleştirmektedir. Öleceğini bildiği, ihtiyarlığın meşakkatlerinin de farkında olduğu halde, ileriye koşma isteğinden ve daha çok yaşamak tutkusundan vazgeçmez.
Sayfa 26·Kitabı okudu
İslam'da Tarihselcilik