Her ölüm anlaşılmaz ve boşunadır.
Ardında sokaklar kalır.
Kirli bir gömlek, eski bir mektup,
Yayları göçmüş bir koltuk kalır.
Kaldığın yeri işaretlemeyi unuttuğun bir kitap, anahtarlığın, korkuların kalır.
Kucaklaşmaların, öpüşlerin, kokun, soruların kalır.
Yalanların, çocukluğun, senden çalınanlar kalır.
Gerisini alır götürürsün
Sürükler götürürsün.
İnsanın kendi varlığına ilişkin düşüncesi tarafsız ve somut olamaz. Belki de en az tanıdığımız kendi benimizdir. Her anlamda aynalara yansıyan görüntümüz bile biz değiliz. Çoğu kez boşluğa bakarız çünkü. Aynada gördüğümüz, görmeyi istediğimiz biridir bu yüzden.