Orion
6/10
·448 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:24
Savaşlar, kıtlıklar, hastalıklar ve açlığın bulunduğu Dünya'dan insanlar umudunu çoktan kesmişti. Bilim insanları, insanların mutlu olacağı ve bu sıkıntıları çekmeyeceği bir evren yaratma işine koyuldular. Bu evrenin adı: " Skyera". Skyera'da insanlar hastalanmıyor, zorluk çekmiyor ve hatta Dünya'da olduğu gibi ölmüyorlar yalnızca birer gölgeye dönüşüyorlar. Sadece mutsuz olduklarında gölgeye dönüşen insanları Gölgeler Diyarı'na gider ve orada hayalini kurdukları hayatları yaşarlar ancak Skyera' da kalan sevdikleri onları ve onlara dair anıları hatırlayamaz. Kitabı okurken fantastik türün çok da bana göre olmadığını düşünmüştüm ama sonlara doğru yaklaştıkça bu düşüncemden şüphe duymaya başladım ancak yine de sonunun böyle bitmesini istemezdim. ~Her neredeysen gül minik yıldızım.
OrionAlmina Taner · Martı Yayınları · 20212,228 okunma
9/10
·335 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:50
Bazı kitaplar okunur ve biter, bazıları ise insanın zihninde uzun süre yaşamaya devam eder. Statü Endişesi benim için ikinci gruba giren eserlerden biri oldu. Alain de Botton, modern insanın en görünmez kaygılarından birini ele alıyor: Başkalarının gözündeki değerimizi kaybetme korkusu. Kitabı okurken, başarıya, saygınlığa ve mutluluğa dair birçok düşüncemi yeniden sorguladım. Çünkü çoğu zaman bizi mutsuz eden şey sahip olmadıklarımızdan çok, kendimizi başkalarıyla kıyaslamamız oluyor. Statü Endişesi, bana göre yalnızca bir sosyoloji ya da psikoloji kitabı değil; insanın kendi iç dünyasına yaptığı bir yolculuk. Okurken bazen rahatsız ediyor, bazen düşündürüyor, bazen de yıllardır fark etmeden taşıdığımız yükleri gösteriyor. Belki de bu yüzden etkileyici. Çünkü iyi kitaplar her zaman cevap vermez; bazen doğru soruları sormayı öğretir. Yazar, felsefeyi günlük hayatla ustaca birleştirerek statü arayışının insan ruhundaki etkilerini sade ve etkileyici bir dille anlatıyor. Kitap boyunca şu soruyla sık sık karşılaştım: "Gerçekten kendi hayatımı mı yaşıyorum, yoksa başkalarının beklentilerini mi?" Statü Endişesi, sadece toplum üzerine değil, insanın kendisi üzerine de düşünmesini sağlayan değerli bir eser. Okuduktan sonra geriye yalnızca bilgiler değil, insanın kendine sorması gereken önemli sorular kalıyor. Benim için altı çizilecek satırlarla dolu, üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken bir kitaptı.
Statü EndişesiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20211,213 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tavsiye Kitaplar Serisi
Puan vermedi·252 syf.··
2026 58. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:46
Akşam Yıldızı benim için beklentimin üzerinde çıkan kitaplardan biriydi kesinlikle . İçinde tarih, aşk, gizem ve mistik unsurların hepsinden biraz biraz var. Özellikle Göbeklitepe etrafında şekillenen hikâye ilgimi ayrıca çekti çünkü okurken hem bir şeyler öğreniyor hem de karakterlerin peşinden sürükleniyorsunuz. Dili oldukça akıcı olduğu için sayfalar hızlı ilerliyor. Ortalara doğru biraz sıkılsam da genel itibariyle merak uyandırıcı bir yanı var o yüzden o kısımlara çok takılmadan okumaya devam ettim. Zaten tam anlamıyla bir tarihî roman da değil, klasik bir aşk romanı da değil; her türden bir parça taşıdığı için farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Tarihle harmanlanmış, gizemli ve sürükleyici hikâyeleri seviyorsanız bence şans vermeye değer bir kitap. Ben okurken çok keyif aldım, okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar.
1000Kitap
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,2bin okunma
Güçlü Bir Kadının Hikâyesi
9/10
·626 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Toplanın Jane Eyre 'in incelemesini yapıyorum. Okuduktan sonra sevdiğim birçok kitabın pabucunu dama atan kitabın yani. Hayruş ✮⋆˙ bunun için en sevdiğim İngiliz klasiği demiştii, muhtemelen benim de bir süre öyle olacak. Konusuyla başlayalım, Jane Eyre öksüz yetim bir kızdır. Kimsesiz kalınca dayısı ona sahip çıkar, onu öz çocuklarından ayırmaz. Ama dayısı Mr. Reed de ölünce, Jane de kendisini en başından beri istemeyen yengesi Mrs. Reed ve üç kuzeniyle bir başına kalır. Hep dışlanır, erkek kuzeninden şiddet görür, iftiraya uğrar ve bunun sonucunda cezalandırılır. En büyük isteği bu evden bir an önce ayrılmaktır. Mrs. Reed, on yaşına gelen Jane'i Lowood ismindeki yatılı okula yollar ve tatillerde dahi orada kalmasını ister. Lowood'un imkanları da şahane değildir ama Jane, yengesi ve acımasız kuzenleriyle yaşamaktansa buradaki yoksulluğa ve disipline katlanır. Pek çok zorluğa rağmen burada eğitimli, yetenekli, hanımefendi bir genç kız haline gelir. Altı yıl öğrencilik, iki yıl ise öğretmenlik yaptıktan sonra on sekiz yaşına geldiğinde, en sevdiği öğretmeni de evlenip okuldan ayrıldığında kendisini Lowood'a bağlayan hiçbir şey olmadığına karar verir. Halihazırda çok özgür ruhlu olan Jane buradan ayrılmak, daha uzak yerlere gitmek ve bağımsız bir şekilde hayatını sürdürmek ister. Gazeteye verdiği mürebbiyelik ilanına aldığı cevapla Thornfield Malikanesi'ne doğru yola çıkar. Burada, aslen Fransız olan Adèle Varens ismimdeki küçük bir kıza mürenbiyelik yapacaktır. Tabii malikanenin sahibi olan Mr. Rochester ve o hayatına girdikten sonra yaşayacaklarından bihaberdir. Burada duralım ve yorumlara geçelim. İngiliz edebiyatı eserimiz Victoria döneminde geçiyor. Bazılarımızın bugünlerde; tarzıyla, giyimiyle, verdiği nostaljik hisle "keşke o zamanlarda yaşasaydık" dediği
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,3bin okunma
Kitap adı ile ilgisiz maalesef...
1/10
·128 syf.··
2026 46. kitabı
Rekin Teksoy'un muhteşem çevirisini okuyan Dante'nin ölümsüz eserini okuduysanız, bu kitap çok basit kaçan %80'i o kitaptan cümleler ile doldurulmuş, kalanı küresel değerlendirme yerine Türkiye'ye özel gereksiz içeren, hepimizin bildiği şeyleri içeren, insana hiç bir şey kaymayan ve maalesef kitabın adı ile hiçbir bağlantısı olmayan bir metinden ibarettir. İyi bir kitap okuyucusu ve Dante hayranı olmam ile bu olumsuz ana net doğru eleştiriyi yapmak zorundayım. Ayırdığım zaman için çok üzüldüm.
Dante Alighieri - Her Karanlık, Şafağın Tohumlarını İçinde TaşırSeda Eroğlu · Destek Yayınları · 2023136 okunma
8/10
·736 syf.··
2026 165. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:25
Spoi var! Açıkçası ne demeliyim nerden başlamalıyım bilmiyorum. Çıktığından beri bu seriyle beraberiz seriye başlayalı yıllar oldu sahiden. Çok bağlandığım bi evrendi, özledikçe açıp baktığım, altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar okuduğum kitaplardan biriydi. Bende yeri çok ayrı. Kitapla ilgili çok şey yazmak istiyorum ama ne yazacağımı da bilmiyorum tuhaf bi inceleme olacak gibi duruyor dksmsjems Galiba seriye duyduğum derin bağlılık yüzünden çok objektif olamayacağım yine de eleştirilmesi gereken yerlere değinmek istiyorum. Beni ilk rahatsız eden şey karakterlerdi. Mesela Daren, bu kitapta öyle boş hissettirdi ki sanki tek vasfı Nova yı sevmek gibiydi kalanında bomboş bi karakterdi. Çok bi şeyini okuyamadık yani. Nova ile aralarındaki ilişkiyi çok sevsem de karakter sadece bundan ibaretmiş gibi hissettirdi. Yine de şu novanın öldüğünü sandığı sahne çok güzeldi. Ve Ayzer. Yahu biz 3 koca kitaptır bu hanımın düşmanlığını okuyoruz neden Nova bir konuşma yaptığında hemen aa evet tamam ben sizin tarafınızdayım oldu? Evet ayzerin bizimkilere katılacağı belliydi ama pat diye olması bana çok saçma geldi. Bide şu tacı bölüşme sahnesi. Allah için bizim 3 kitaptır okuduğumuz ayzerin tacı gidip Arına vermesi mümkün mü? Karakter tacı ondan almak için savaştı zaten. Tamam bi karakter gelişimi bekliyorum yani elbette olacak ama herşey pat diye oldu bittiyse getirildi sanki. Arın hakkında da konuşmak istiyorum, yine bize bunca zamandır anlatılan vahşi ilahi lord tacı gidip Darene mi verdi? Bu taç sahnesi bence çok yanlış yazılmıştı. Konsey fikri mantıklıydı bende bekliyordum zaten ama benim fikrime göre sahne doğru yazılamamıştı. Yine de bir Türkün elinden böyle bir fantastik okumak gurur verici bir şey. Hataları olsa da eksikleri olsa da bu seriyi seven ve sevecek olan
Efsaneler ve LanetlerN. G. Kabal · Dex Kitap · 20241,753 okunma