Doğu Kayra Bakışkan

Doğu Kayra Bakışkan
@dogukayra
Biz insanlar birer yırtıcı olduğumuz halde diğer yırtıcılar gibi keskin dişlerle doğmuyoruz mesele, en büyük dişimiz olan beynimizi kendimiz keskinleştirmek zorunda olmak gibi bir kusurumuz var. -Doğu
Reklam
Eğer sana 30 yaşında aşık olsaydım bu, bir ailenin yıkılmasına sebep olabilirdi, bana tattırdığın her duyguyu; acı, gözyaşı, imkan, imkansızlık hepsini tek tek çok sevdim. Ve sana 20 yaşında aşık olmak en büyük şansımdı. -Doğu K.
Bütün zamanların içinden senin bulunduğun zamana denk gelmek gibi bir şansım oldu. Ve sanırım hepsi bu kadar. Düşlesemde bir yanardağın tepesine tırmanıp bütün kâinatı izlemeyi sanırım hepsi sensin. Sakurajima Dağı mesela, çok severim... En az senin kadar. Bütün bayağılıktan arındırılmış gibi hissediyorum. Güler misin? Lütfen gül biraz. Ben gülerken gözleri tek bir çizgi olan bir sen seviyorum. Yüzyıllardır yontuyorum kendimi, içimden bir insan çıkarıp koyuyorum bu kalabalığın içine, besliyorum onu, şarkılar dinletiyorum, sevişiyor, yiyor, içiyor, okuyor, küfür ediyor, çok küfür ediyor... seni seviyorum. Birden bir dinginlik çöküyor üstüme. Omuzlarım düşüyor. Ne demişti Konfüçyüs "iyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediklerini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır" Çok istedim iyi biri olmayı. Ama kalbim kırılıyor, kalbim kırık, kalbim Seni çok seviyorum. Unut diyorum kendime. Unut, yahu sen de Tutunmayıver bu hayata bir yerden. Sana tutunuyorum. Merhametli oluyorum ben biliyor musun? Kedi, köpek seviyorum. Sonra bir canımı toprağın altına ellerimle yerleştirişim geliyor aklıma. Özenle, ruhsuz bedenini toprağa koyuyorum. Öperek. Tutunuyorum sonra, sana Kendimi kutluyorum sonra "ölmedin bu zamana kadar, helal olsun sana" diyorum Kendimi alnımdan öpüyorum.
Şiir
Gecenin sonu beklendiği gibi olmuştu, düzüşüyorduk. kravat takıp plazada çalıştığıma inandıracak kadar ön sevişme yapmıştık, artık içimdeki hayvanın ortaya çıkıp kendisini göstermesi gereken dakikalardı, tüm gücümü kullanıyordum, zevkin doruklarına çıktığımız nadir anlardı, öleceksem şimdi ölmeliydim, daha azı itibarıma ve bana hakaret olurdu, odaya sıktığım sinek ilacı geldi aklıma, odadaki tüm oksijeni burundan çektim, sineklere dahi kalmamıştır, kafamı yukarı kaldırıp dilimi dışarı çıkardım, tüm zehiri yutmak istiyordum, ölmek istiyordum... -Doğu K.
Edebiyat
Başım... sanki kopup önümde duran masada yuvarlanacak gibi bana ait değildi, belki viskidendir dedim, bir kadeh daha içtim. -Doğu K.
Edebiyat