Türkan Doğuşay Katırcıoğlu

Türkan Doğuşay Katırcıoğlu
@dogusayy
Klinik Psikolog
11 Temmuz
23 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Yas sadece kayıpların değil kendini bulmanın da hikayesi
10/10
·264 syf.··
2025 41. kitabı
Benim için bu sene okuduğum tüm kitaplar arasında beni bu denli yakalayan tek kitap oldu diyebilirim. Hemen bitmesin, hikaye devam etsin, Sude hep benimle kalsın diye kendimi yavaşlatarak okuduğumu fark ettim. Öyle oldu ki kitabı bitirdikten sonra da zihnimde Sude’nin varlığı ile dolandım bir kaç gün. Yarım kalmış vedaların tamamlanması, yetişkinliğe taşınan çocukluk acılarının görünür olması ve insanın en sonunda kendine dönmesinin zarif bir anlatısını görüyoruz kitapta. Çocukken tamamlanmamış vedaların, yetişkinlikte nasıl yeni kişilere, yeni ilişkilere, yeni ihtimallere tutunarak yeniden yaşandığını görüyoruz Sude ile. Bazen vedayı alamadığımız yerde ilişkiyi sürdürmek değil, sadece umudu elimizde tutmak istediğimizi… Elimden gelse herkese okutacağım kitaplardan biri oldu özetle. Beni böyle bir yolculuğa çıkarttığı için yazarı İlke Hanım’a da çok teşekkürler İlke Kadıoğlu Sienkiewiczİlke Kadıoğlu Sienkiewicz
Duygu ve Düşünce
Bir Vedayı Hak Etmiyor Muyuz?İlke Kadıoğlu Sienkiewicz · Küsurat Yayınları · 202517 okunma
Reklam
Anlaşılmak
7/10
·365 syf.··
2025 34. kitabı
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı sayılan Eylül, “anlaşılmamanın” bir ilişkide nasıl derin bir yalnızlık yarattığını gösteriyor adeta. Eylül’ü okurken en çok Suat’ın yalnızlığına takıldım. Onun “anlaşılmama” duygusu bana bir insanın ilişki içinde bile nasıl yapayalnız kalabileceğini düşündürdü. Süreyya’nın kayıtsızlığı, aslında sadece Suat’ı değil, beni de okur olarak üzdü. Çünkü hepimiz, en çok da sevdiklerimiz tarafından görülmek isteriz. Suat’ın Necip’e yakınlığı bence bir aşktan çok, “görülme” ve “anlaşılma” ihtiyacının yansımasıydı. Süreyya’nın ilgisizliği ise bu boşluğu daha da büyüttü. Yangın sahnesi ise bastırılan duyguların er ya da geç yıkıcı bir şekilde açığa çıkacağının sembolüydü.
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
9/10
·152 syf.··
2025 33. kitabı
Bir cinayet romanı olarak başlayan kitabı bitirdiğinizde aslında sistemin ve toplumun nasıl bir kurban yarattığını görüyorsunuz. Toplumun görmezden geldiği her çocuğun, susturduğu her kadının aslında kaderine nasıl da ortak olduğunu gözler önüne seriyor adeta.
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,5bin okunma
Yılanı öldürsek bile ya o içimizdeki zehri?
9/10
·102 syf.··
2025 23. kitabı
İlk Yaşar Kemal kitabım… Sayesinde artık Yaşar Kemal’in dünyasına daha derin dalmak ve insanı anlattığı başka hikayeleri keşfetmek için sabırsızlanıyorum. :) Küçücük bir çocuğun, kendi hayatına hiç söz hakkı tanınmadan, köyün törelerinin ve insanların acımasızlığı içinde sıkışmasını okumak… Beni hem öfkelendirdi hem de derinden yaraladı. Çocuğun kaderi sanki çoktan yazılmıştı ve o sadece verilen rolü oynamak zorundaydı. Kitap boyunca en çok düşündüğüm şey şu oldu: Bu çocuk, kendi hayatının öznesi olma şansını hiçbir zaman bulamıyor. Yetişkinlerin dünyasında, çocuklar en kolay kurban ve en sessiz tanık oluyor. Ve maalesef, töre ya da “onur” adı altında, onların benlikleri çok erken öldürülüyor.
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028bin okunma
6/10
·240 syf.··
2025 22. kitabı
Anlatılanlar derin, dili güçlü, atmosferi özenle kurulmuş ama ben sayfaları çevirirken hikayeye temas edemediğimi, hatta yer yer kendimi sıkılarak okurken bulduğumu fark ettim. Belki ruh halimle uyuşmadı, belki anlatımın mesafesi bana yakın gelmedi bilemiyorum. Ama kitabın anlatmak istediği şeyler çok değerli. Sadece ben o dünyaya giremedim. Yine de bazı bölümleri uzun uzun düşündürdü, yer yer içimi titretti. Kimi kitaplar sana tam oturmaz ama başkasının kalbinde derin bir iz bırakır. İşte Balinanın Ölümü benim için öyle bir kitap oldu.
Balinanın ÖlümüElizabeth O'Connor · Timaş Yayınları · 2024219 okunma
Reklam