Benim için bu sene okuduğum tüm kitaplar arasında beni bu denli yakalayan tek kitap oldu diyebilirim. Hemen bitmesin, hikaye devam etsin, Sude hep benimle kalsın diye kendimi yavaşlatarak okuduğumu fark ettim. Öyle oldu ki kitabı bitirdikten sonra da zihnimde Sude’nin varlığı ile dolandım bir kaç gün.
Yarım kalmış vedaların tamamlanması, yetişkinliğe taşınan çocukluk acılarının görünür olması ve insanın en sonunda kendine dönmesinin zarif bir anlatısını görüyoruz kitapta.
Çocukken tamamlanmamış vedaların, yetişkinlikte nasıl yeni kişilere, yeni ilişkilere, yeni ihtimallere tutunarak yeniden yaşandığını görüyoruz Sude ile.
Bazen vedayı alamadığımız yerde ilişkiyi sürdürmek değil, sadece umudu elimizde tutmak istediğimizi…
Elimden gelse herkese okutacağım kitaplardan biri oldu özetle. Beni böyle bir yolculuğa çıkarttığı için yazarı İlke Hanım’a da çok teşekkürler
İlke Kadıoğlu Sienkiewicz
Türlü türlü tecrübeler içinde en çok ilişkilerine kafa yoruyor insanlar. Ne çok formül çıkarıyorlar sevmek ve sevilmek için.
Geçmişin değiştirilemeyecek acılarını şimdiki zaman kipiyle çekimleyince sonucun değişeceğine inanarak ne çok cümle tutuyorlar ceplerinde.
Her şey olması gerektiği gibi olur bu hayatta. Biz de içimizden gelen kontrol etme duygusunun yalnızca bir duygu olduğunu unutur, gerçek sanırız. Kontrol var sanırız. Kendimizi, insanları, ilişkileri , hayatı kontrol edebiliriz sanırız. Kim neyi kontrol edebilir ki?