Seher vaktinden önce, istisnasız sabah namazına kalkarak namazını vaktinde eda eder, beni de uyandırarak mahalli camiye yollardı. Bu, Vijećnica’ya yakın mesafedeki Hacı Camii’ydi. On iki veya on dört yaşındaydım ve elbette gönülsüz kalkardım. Fakat eve dönerken her seferinde, özellikle de bahar sabahlarında gönlüm hoş olurdu. Güneş çoktan doğmaya başlıyor ve camide sabahın ikinci rekatında hep o muazzam Rahman suresini okuyan yaşlı imam Muyezinoviç olurdu. Çiçek açan ağaçlar içindeki o cami, o sabah namazı, o Rahman suresi ve çevrede herkesin hürmet ettiği o alim… Geçen yılların oluşturduğu sisin ardında net bir şekilde gördüğüm güzel resimlerden bazıları bunlar.
1. Tarih huzurunda kendine bir ödev vermek ve hayatını buna adamak.
2. Dış şartların olumsuzluğundan hiç yılmadan, işine odaklanmak.
3. Gayretle ve dava şuuruyla, gece gündüz çalışmak.