Cengiz Aymatov'un bu eseri kısa olmasına rağmen onun tarzına uygun olarak hem bireysel hemde toplumsal sorunlara değinen bir hikayeden oluşuyor.
Dünya üzerinde insanoğlunun en büyük sorunlarından biri olan savaş konusu insanlar üzerinde bırakmış olduğu izlerle hayatlarında derin izler bıraktığını, insanların geçmişleriyle yüzleşerek ilişkilerinin ne kadar karmaşık olduğunun konu alıyor.
Yazar bu kitabında oldukça sade ve akıcı bir dil kullanarak işlemiş olduğu yoğun duyguları okuyucuya hissettiriyor. Hikaye kısa olsa da okuyucu üzerinde derin bir etki bırakıyor.
Kitabın genelinde savaş hali ve savaş sonrasında bireylerin yaşamış olduğu içsel çatışmaların ve toplumun bu bireyler ile olan ilişkilerine değiniyor.
Keyifli okumalar dilerim...
Cengiz Aytmatov yazım tarzı, sade ama etkileyici bir dil kullanmasıyla dikkat çeker. "Yüz Yüze"de, Aytmatov, karakterlerin iç dünyasını ve yaşadıkları duygusal çatışmaları ayrıntılı bir şekilde tasvir eder. Anlatım dili akıcıdır ve okuyucuyu karakterlerin dünyasına çekerek, onların yaşadığı duygusal yolculuğu derinlemesine hissettirir.
Aytmatov, romanında köy toplumunun yapısını ve insan ilişkilerini de inceler. Sadık’ın köyüne dönüşü ve burada karşılaştığı tepkiler, toplumsal yapının birey üzerindeki etkilerini ve toplumun savaş sonrası dönemdeki değişimini yansıtır.
Romanın en belirgin teması, savaşın insan psikolojisi üzerindeki yıkıcı etkileridir. Aytmatov, Sadık’ın yaşadığı travmaları ve içsel çatışmaları derinlemesine işleyerek, savaşın sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir yıkım olduğunu gözler önüne serer.
Seyde ve Cumabay'ın güzel evliliklerinde ki mutluluğun teker teker yıkımını kısacık hikayede anlatmış Cengiz Aytmatov
Önce ön yargı ile yaklaşmıştım kitaba başında hiçbir şey anlayamamıştım sonra tekrardan başlamayı denedim ve evet gerçekten de kaleminin ne kadar güçlü olduğunu neden bu kadar övgüler yağdırıldığını anladım Cengiz Aytmatov'a...
Vatana hainlik eden bir Cumabay devamında yetimlerin babaları şehit düşen yavrucakların haklarına girip haklarını yemeye başlayınca Seyde buna dayanamayıp kocasını ele veriyor zaten önceki Cumabay'dan eser olmadığını zamanla anlıyor hikayenin sonu çok ters köşe bitiyor...
Tavsiye ederim ilk başlarda olaylar sürükleyici olmasada ilk beş on sayfadan sonra sürükleyicilik kazanıyor inanılmaz şekilde ters köşe bitmesi ise beklenmedik oluyor...
Kısacık zaten hemencecik bitiyor ama bende uzun süre unutamayacağım bir etki bıraktı.
Sizlere de aynı etkiyi bırakacağından hiç şüphem yok!
Keyifli okumalar dilerim..:)
Seyde ve İsmail evliliklerinin baharında patlak veren savaşın ardından ülkesini savunmak için Kırgız köyündeki erkeklerin askere alınmasıyla başlayan hikaye savaşı değil savaşa gidenlerin geride bıraktıkları hayatları okuyoruz.
Savaş ve yoksulluk zamanında ayakta durmaya çalışan Seyde’nin zorlu geçen hayatı. Ölümden korkan asker kaçağı kocası İsmaili saklayıp fedakarlık yapar. Ta ki kocasının değişen davranış,tutum ve bencilliğinden sonra Seyde cesurluğunu gösterir.
Kısa ve etkileyeci bir kitap.
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20215,6bin okunma
Yine bir Cengiz Aytmatov klasiği. Kısa ve dram dolu anlamlı bir hikaye sizleri bekliyor.
İkinci dünya savaşı , askerden firar, anne bebek yokluk ve korku içinde hayat, fakir ve ümitsiz köylüler. Savaşı ve yokluğun acımasız yüzünü yazar bu kısa kitapda yine bizlere sunmuş
İyi okumalar
Papirüs Kitap Kulübü1000Kitap
Aytmatov'un bu eseri savaş yıllarında askere giden daha sonra asker kaçağı olarak geri gelen Seyde'nin kocası İsmail'in dönüşüyle başalıyor. Şeyde elinde olan bir avuç yemeği bile İsmail'e verip ona birşey olmasın da biz başımızın çaresine bakarız derken İsmail sadece kendini düşünüyor, hep ben düşüncesiyle yaşıyor. Seyde fedekar, güçlü, merhametli tarafken İsmail hep korkak ve bencil taraf oluyor kitapta. Seyde'de Aytmatov'un yazdığı güçlü, kahraman kadınlardan biri. Korku, aşk, heyecan, cesaret, fedekarlık, yoksulluk, acı, güç tüm bu duyguları bu kısacık hikayede Seyde karakteri ile yaşıyorsunuz. Bu duyguların yanında bencil olan bir insana ne kadar yarım etsenizde size bir miktar bile minnet duymadığını görüyoruz.
Aytmatov'un şuan kadar okuduğum çoğu eserinde aynı temayı işlemesi ama her seferinde bambaşka hissettirmesi beni büyüleyen yanlarında biri olduğunu söyleyebilirim. Bu kitapta onlardan biri.
Cengiz Aytmatov un bütün eserleri severek keyfle okurum.Bu kitapta bir solukta okumalık, konusu etkileyici bir kitap tavsiye ederim okuyun kesinlikle.Tam cep kitabı ️
Seide, asker kaçağı olan kocasını herkesten gizler. Onu besler. Kimseye de bu durumu bildirmez. İçten içe kocasına da hak vermeye başlar. Bu böyle sürüp gider. Taa ki köyde erzak kıtlığı başlayana dek. Erzak azalınca kocası öyle bir şey yapar ki benim bile okurken kanım çekildi resmen. Bu okuduklarım bir yerlerde mutlaka yaşanmıştır diye düşünüp daha da bir dehşete düştüm. Seide'nin de aklı başına o anda gelir zaten. Savaş dönemlerinde geride kalanlar da ciddi bir savaş veriyor. Savaş, toplumun karakterini gerçek manada değiştiyor. Aytmatov'un kitaplarında bu temayı çok görürüz. Ama her kitabı apayrı zevk verir bana. Bir yandan yeni kitabının olamayacağını düşünmek üzer beni. Sonuç olarak herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitaptır kendisi.
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20215,6bin okunma
Ne yapalım? diye düşündü, herkes kaderini yaşar. Insanin kaderi daha doğarken yazılmıştır alnına.
Sanırım yazarınokuduğum kitaplar arasında beni en çok etkileyen kitap bu oldu. Kısacık bir hikâye ama sonu derinden vuruyor insanı. Yine savaşa giden erkekler ve onlari bekleyen eşler, ana babalar. Fakirlik zaten diz boyu. Hele de kış geldi mi aileler öyle perişan ki okurken nefesi düğümleniyor insanın. #cengizaytmatov 'u çok seviyorum ama kalemi insanı çok etkiliyor ve üzüyor bee! Her satırı okurken yaşıyorum adeta. İnsanlar per perişan.
⭕SPOILER OLABILIR⭕
Seyde kocasına çok aşık, onu çok seviyor ama savaşa gitme sırası ne yazık ki onun kocasına da geliyor. Seyde'yi sonra çok zorlu bir hayat bekliyor ne yazık ki. Kocasından o vazgeçiş mahvetti beni. Kocasının o hataları, o dul kadını ve çocuklarını zora sokması deldi geçti yüreğimi ya.
#parlakmeltemkitapligi
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20215,6bin okunma
Herkese merhaba, Cengiz Aytmatov kitabı ile ilk kez tanıştım. Tadı damağımda kaldı diyebilirim çünkü çok kısa bir eserdi, yazarın sade dili ve sayfalarıyla insanı boğmayan, sıkmayan kalemi okunmaya değerdi.
Yüz yüze de taze umutlarla evlenen bir çiftin trajik hikâyesini anlatıyor. Evliliklerinin baharında patlak veren savaşın ardından ülkesini savunan binlercesi ile savaşa yollanan İsmail ölüm korkusuna yenik düşerek cepheden kaçar. Geceleri evinde, gündüzleri ise mağarada yorucu bir kaçak hayatı yaşarken zor koşullar günden güne daha derinden etkilemeye ve değiştirmeye başlar. Ve birde kocasının arkasını kollamaya çalışan, yokluk ve çaresizlik ile mücadele eden Seyde var...
Muhtemelen üç yüz sayfası daha olsaydı hiç sıkılmadan okurdum, yazarın diğer kitaplarına da mutlaka şans vereceğim. Siz daha önce Cengiz Aytmatov kitabı okudunuz mu ? Tavsiyelere açığım. Keyifli okumalar
Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya).
Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur.
Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti.
Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.