Yazar, suç ve masumiyet arasındaki o ince çizgiyi oldukça etkileyici bir dille işliyor. Olaylar ilerledikçe sadece “kim yaptı?” sorusu değil, “neden yaptı?” sorusu da önem kazanıyor. Bu da hikâyeyi klasik bir gerilimden çıkarıp psikolojik bir hesaplaşmaya dönüştürüyor.
Benim için bu kitap, insanın kendinden kaçamayacağını hatırlatan bir yüzleşme hikâyesiydi. Çünkü bazen en büyük sır, başkasından değil, insanın kendisinden sakladığı gerçektir.
Saklı Kalan’ı okurken kendimle yüzleştim. Ahmet Telli sanki benim sustuğum yerlerden konuşmuş. İçimde biriktirdiğim kırgınlıkları, yarım kalmış sevdaları, söyleyemediğim öfkeleri kelime kelime önüme koydu.
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, şiirlerin hem sert hem de incelikli oluşu. Bağırmadan canımı acıttı. Bazı dizeleri okurken durup nefes aldım; çünkü sanki geçmişimle göz göze geldim.