Yüz Yüze

Cengiz Aytmatov
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·62 syf.·
2020 220. kitabı
Cengiz Aytmatov'un savaş zamanı döneminden bahsettiği muhteşem bir kitap.Kitabin konusu ise Seyde adındaki evli bir genç kadının, kocasının askere çağırılmasından sonra kaçarak eve gelmesi ve onu gizlemesiyle başlıyor.Okurken, kaçak askerin duygu ve düşüncelerine bir yandan 'ya olur mu öyle şey' derken, bir yandan da hak veriyorsunuz.Yine bilmediğimiz duygular ve yaşantılar hakkında yorum yapmak uzaktan kolay görünüyor.Kitap bitti fakat şu zamanda olsa tam olarak ne yapardınız sorusunun cevabını bilmiyorum.Tek bildiğim Seyde'nın,eşini yarı yolda bırakmadığı fakat vatan sevgisinin kendi isteklerinin üstünde oluşunu farketmesi, aynı zamanda da kendi halkıyla beraber hareket ederek nasıl da yürekli ve cesur bir kadın olduğudur.Gerçekten harika bir kitaptı, keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
Puan vermedi·62 syf.··
2017 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2017 00:33
Yazarın okuduğum ilk kitabı, ve kesinlikle diğer kitaplarını da okumalıyım dediğimin başlangıcı oldu. Bu incecik kitaba o kadar çok şey sığdırmış ki yazar o kadar güzel harmanlamış ki tüm duyguları etkilenmemek mümkün değil, aşk, sevgi, korku, pişmanlık, açlık, savaş, gözü yaşlı analar, çocuklar, aç gözlülük, sefalet, vatan sevgisi, kaçışlar, saklanmalar, vatan uğruna şehit düşen yiğitler, İsmail gibi ölümden korkup kaçan da var tabiki korkakça saklanıp mağarada yaşayan ve ona deli gibi aşık fedakar bir kadın işte bu kadının mücadelesine tanık oluyoruz gecesini gündüze, gündüzünü gecesine karıştıran bir parça ekmek yapabilmek için tarlalardan tek tek buğday tanesi toplayan seyde nin zorlu hayatı anlatılıyor.Gerçek hayatta yaşanmış bir olay. Okumanız gerektiğini düşünüyorum :)))
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
8/10
·62 syf.··
2017 127. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2017 19:14
Bir otobüs yolculuğu sırasında okudum bu kısa ama güzel kitabı. Cengiz Aytmatov'un ilk hikayesi Yüz yüze. Cepheye gitmeden savaşı anlatıyor yine bize Aytmatov, savaşın farklı yüzünü gösteriyor, savaşın geride bıraktıklarının kendi savaşlarını. Savaşların tek acıları cephelerde yaşanmıyor malesef, diğer çoğu kitabında da olduğu gibi burda da bunu görüyoruz. Ötüken ve Nora Yayınları bu hikayeyi, diğer hikayelerle beraber derleme kitapta yayınlıyor ama Elips Yayınları 63 sayfalık küçük bir kitapta tek olarak yayınlamış fakat çevireni yazmamışlar. Zaten artık baskısı da yok galiba. Kırgızistan'ın bir köyünde yeni evli olan Seyde ve İsmail'in savaş nedeniyle bozulan düzenini ve ilişkilerini görüyoruz kitapta. Seyde ve İsmail yeni evliler daha canım cicim ayları bitmeden İsmail'i savaş için cepheye alıyorlar, o ara bebekleri doğuyor ve Seyde kayınvalidesiyle yaşıyor. Bu arada komşuları Totoy var onunda kocası savaşta. Derken İsmail savaştan kaçıp eve geliyor ve Seyde dışında bunu bilen yok, dağlarda gizleniyor. Seyde de kocamın bir bildiği vardır, savaşta ölüp gidecekti falan diye kendini kandırıp, İsmail'in suç ortağı oluyor. Tam burda Stefan Zweig'ın Mecburiyet kitabı havası var okuyanlar bilir, diyaloglar, düşünceler o yönde. Fakat köye gidenlerin teker teker ölüm haberi gelmeye başlıyor, gençleri de askere alıyorlar, köyde herkes açlık falan uğraşırken bir de İsmail zıvanadan çıkınca Seyde eşinin bu davranışını tekrar sorgulamaya vicdan yapmaya başlıyor. Sonrasını okursunuz. Ama bu arada diyaloglar, betimlemeler falan bildiğimiz Aytmatov zaten insan ilk eseri olmasına şaşırıyor. Aytmatov'un çoğu kitabından sonra yine farkettim ki bütün kitapları tam filmlik, özellikle sonları efsane bitiyor.
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
9/10
·64 syf.··
2016 45. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2016 00:00
Edebiyatın tartışmasız en etkili kalemlerinden olan Aytmatov'dan bir kitap daha okuyabilme şerefine erişebilmek ne büyük lütufdur. Genel olarak kitaplarında hani II. Dünya Savaşı'nın etkisinde kalan avıl halkının (avıl yalnız köy değil, bu derece etki ediyor çünkü Aytmatov) yaşadıklarını ve çektiklerini duygu yüklü kalemi ile anlatıyor ya, kısacık ama yüreklere işleyen hikayelerini okudukça insanlara bakışımızı daha farklı açılara getirebiliyor ya işte Aytmatov'un en büyük ama en büyük güzelliği bu işte. Aymatov'un babası bildiğimiz üzere Stalin karşıtı olduğu için toplu şekilde kurşuna dizilip maalesef toplu mezarda seneler sonra bulunabilmiştir, annesi ise kendi hikayelerindeki gibi güçlü, vefakar ve savaşın yıkıcı etkisinde çaresizlikle mücadele eden kadın karakterleri gibi bir nevi yol gözleyen ama güçlü bir karakter olabilmiştir. Yüz Yüze romanında da Cemile gibi, Asel gibi bir kadın karakterimiz Seyde var. Roman Selvi Boylu Al Yazmalım kitabından sonra aslında Aytmatov'un ne şekilde final yapacağını tahmin edebiliyoruz ama ne şekilde duygular yaşatabileceğini tahmin edemiyoruz. Seyde bizlere bir kadının aşkını, fedakarlığını gösteriyor ve bununla birlikte de her şeyden önce insanlığını ve anneliğini gösteriyor.
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
Gerçek bir hikâye
10/10
·62 syf.·
2015 128. kitabı
Yüz Yüze, 1957 yılında AlaToo Dergisinde yayımlanmıştır. Betmebet (Yüz Yüze)” yahut Betmebet Kelgende (Yüz Yüze Gelince) adları orijinal olarak kullanılmıştır. Aytmatov'un ilk dönem eserlerinden birisidir. Henüz otuz yaşında bile değildir. Gerçek bir hadiseye dayanmaktadır. Hatta hikâyedeki İsmail'in gerçek adı da İsmail'dir. Aytmatov yıllar sonra bu öykünün yazılışını şöyle anlatmıştır. “İsmail gerçekti. Bizim köyümüzde yaşardı. Şeker köyü ve civarında onun bir kaçak olduğu ve savaştan kaçtığı konuşulurdu. Sonra bir gün yakalandı ve hapse atılıp, sürgüne gitti. Ancak on yıl kadar sonra geri geldi. Ben o zaman bir acemilik yaptım ve hikâyede İsmail’in gerçek adını kullandım. Hadise biliniyordu ve ailesi de halen köyümüzde yaşıyordu. Kitap çıktıktan sonra tiyatro oyunu da oynanmaya başladı. Epey tedirgin olmuşlardı. Yıllar sonra İsmail köye dönünce bana dedi ki, “Çingis sana teşekkür ederim. Adımı bütün dünyaya öğrettin. Evet, ben savaştan kaçtım. Sonra on yıl hapis yattım. Ama hiç pişman değilim. Bak, sağ salim döndüm köyüme.” Elbette Aytmatov öyküyü edebi bir hale sokmuştur. Köyde ineklerin çalınması doğrudur. Hatta Cengiz’lerin inekleri de çalınmış ve Cengiz eline bir tüfek alıp, hırsızları bulmak ve öldürmek için yola çıkmıştır. Onu yoldan geriye bir aksakal çevirmiştir. Yüz Yüze, yaklaşık elli sayfalık bir uzun hikâyedir ve Aytmatov’un ustalık yolundaki en önemli adımlarından biridir. Duygu çatışmasını fevkalade verir. Bu arada bütün Sovyet edebiyatında kaçak asker sorununu işleyen ilk eser budur. Toparlarsam, II. Dünya Savaşının en zorlu günlerinde Kırgızlar da Sovyet Ordusu’na alınmışlardır ve sürekli ölüm haberleri gelmektedir. Cepheye gidenlerden biri de Seyde'nin eşi İsmail'dir. Yüz Yüze, savaş, ölüm, vatan, kalanlar, gidenler ve kimin uğruna gibi
Edebiyat
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
8/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2017 280. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2017 00:00
Seyde ile asker firarisi eşi İsmail'in öyküsü. Aylarca yemeyip yediren, koruyan, her türlü tehlikeyi göze alan Seyde'nin, firari eşi İsmail en sonunda öyle bir şey yapar ki onu ihbar edip yakalatır. Eeeeeeee artık İsmail'in ne yaptığını da söylemeyeyim. Bu uzun öyküyü okuduktan sonra eminim ki tıpkı benim yaptığım gibi Seyde'ye siz de hak verirsiniz. "Halkını felaket içinde bırakıp giden bir insan, istese de istemese de onun düşmanı olur..."
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
9/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2019 11. kitabı
İyi ve kötü nedir? Genel geçer bir iyilik olgusu var mıdır? Bu öyküde Aytmatov okuru hikayeye dahil ederek bu soruların düşünülmesini sağlıyor. İnsan doğası mükemmel şekilde işlenmiş. Öykünün sonu daha vurucu olabilirdi. Ancak edebi ve kurgusal anlamda mükemmel bir öykü. Mutlaka okunmalı.
Edebiyat
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
9/10
·62 syf.··
2018 115. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2018 22:16
Kısa ama oldukça etkileyici bir hikayeydi.Derin anlamlar taşıyan bu hikayede insanin aslında yaşadığı çevreye göre şekillendiğini vurgulamış.Bencilligin hat safhada olduğu bu hikayede üzüldüğüm ve yerinde olmayı istemeyecegim kişi Seyde idi.Bencillik yalnizlastirir ve sonunda insanligimizi yitiririz. kesinlikle okunması gereken bir kitap
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
Puan vermedi·62 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 10:36
İşte bize savaşın insanları nasıl da değiştirebileceğini gösteren bir hikaye. Henüz evlenmiş bir çift ve belki de birbirlerini tanıyamadan aralarına girmiş bir savaş... Savaştan kaçan kocasını saklayan, onu koruyan ve onun her zaman, her şeyin en iyisini yaptığına, yapacağına inanan bir kadın. Ve sonra ellerinde kalan yaşadığı hayal kırıklığı. Cengiz Aytmatov ve mükemmel anlatımı yine insanda derin izler bırakıyor. Her hikâyede ya da romanda alıştığımız gibi mutlu sonla bitmeyen Aytmatov eserleri bize neler söylemek istiyor acaba? Her hayatın mutlu sonla bitmese bile en iyi sonla bitebileceğini söylüyor belki de. Cengiz Aytmatov Yüz Yüze
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma
Puan vermedi·62 syf.·
2017 26. kitabı
Cengiz Aytmatov bu eserinde can verdiği Seyde karakterine II. Dünya Savaşı'nda bir anne bir eş bir gelin ve bir komşu olarak büyük sorumluluklar yüklenmiştir. Savaştan kaçmış bir koca onu saklamak için verdiği mücadele ama kocasının komşunun ineğini çalması ile kadın kocası ile yaptığı fedakarlığın boş olduğunu anlayıp avıli terk ederken kocası kendini ele verir ve asker kaçağı olan koca yakanmasi ile karısıyla yüz yüze gelerek kısa ama sürükleyici hikaye son bulur. Yaşadığı hayatı esere yansıtan Aytmatov betimleme ile ele almıştır. bana göre çok başarılı bir eserdir.
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 20125,6bin okunma

Yazar Hakkında

Cengiz AytmatovYazar · 68 kitap
Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur. Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti. Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.