"Zaman, onu ölçmeye bayıldığımız anlar ve olaylardır. Oysa yaşlı Ouroboros, her anda, her saniyede geçmiş, bugün ve gelecek olduğunu anımsatır bize. Her anda sonsuzluk vardır. Her yola koyuluş aynı zamanda geri dönüştür, her veda bir buluşmadır, her geri dönüş bir ayrılıktır. Her şey aynı zamanda hem başlangıç hem sondur."
Yaşıyorum, diye düşündü, çevresine bakarken. Mücadelenin sonu değil henüz bu. Mücadeleyi yalnızca ölüm sonlandırır, başka şeyler böler yalnızca. Kaer Morhen'de böyle öğrettiler bana.
"Hangi yönde ilerlersem ilerleyeyim, nereye dönersem döneyim bu göl ve kule çıkıyor karşıma. Daima. Onlardan uzaklaşma şansım yok. Bu durumda hapishanedeyim. Bir mahzenden, zindandan, pencereleri parmaklıklarla kapatılmış bir odadan daha beter. Neden biliyor musun? Çok daha alçaltıcı da ondan.