RESÛLULLAH (S.A.V.) EFENDİMİZE HER HUSÛSTA İTAAT ŞARTTIR
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir hadîs-i şerîflerinde: “Müslüman kişinin, -günâh ile emrolunmadığı müddetçe- hoşuna giden veya gitmeyen bütün husûslarda, (âmirlerini) dinleyip itaat etmesi vaciptir.” Diğer bir hadîs-i şerîflerinde de “Bana itaat eden, Allâh’a itaat etmiş, bana isyan eden, Allâh’a isyan etmiş olur. Emîrime itaat eden, bana itaat etmiş, emîrime isyan eden, bana isyan etmiş olur.” buyurmuşlardır. Bu sebeple her emrinde Resûlullâh’a itaat şarttır. Nitekim, Peygamberimiz (s.a.v.), Hayber Seferi’ne çıkacakları sırada, “Son derecede yoksul veya zayıf olanlarla, binekleri uysal olmayanlar, geri dönsün!” buyurarak nida ettirdiler. Bunun üzerine, bazı kimseler geri döndüler. Bir zât da ağır yürüyüşlü huysuz bir deve üzerinde yola çıkmıştı. Deve, ürküp kaçarak onu, üzerinden yere düşürdü. Adamcağız şehit oldu. Arkadaşları, cenazesini Peygamber Efendimize getirdiler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onlara ne olduğunu suâl etti. Onlar da hâdiseyi anlattılar. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), “Ey Bilal! Sen, halka, binekleri uysal olmayanlar geri dönsünler, diye bildirmedin mi?” diye suâl ettiler. Bilâl-i Habeşî (r.a.) da “Evet, bildirdim ya Resûlallah!” dedi. Bunun üzerine, Peygamberimiz (s.a.v.), o kimsenin cenaze namazını kendisi kıldırmaya yanaşmadı. Yine harp esnasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir ara İslâm mücâhidlerini harp düzeninde sıraladılar. Kendisi emir verene kadar hücum etmeyi de yasakladılar. Fakat Eşcâ‘ kabilesinden bir adam, bu husûsta itaatsizlik göstererek Yahûdîlere saldırdı ve şehit edildi. Mücâhidler, “Yâ Resûlallah! Falan kişi şehit edildi!” dediler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Ben, taarruzu yasaklamadım mı?” diye suâl etti. “Evet” dediler. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), itaatin her hususta icap ettiğini, kati bir
İtaat
Artık Yaşamaktan Öte
Varsın gökyüzünde bir de duman donsun Bir şair de ne olur evine ekmek taşısın Durup çocuklarla konuşsun, bugün hava, Güzel olacak desin, maça gitsin, bağırsın Hep kendini deşen bir hançer olmasın şiir Ey yaşama dürtüsü, ey kalan son burcum Koru kendini, gökyüzü alnına çarpabilir. Taşlar filiz sürüyor tohum çürürken toprakta Artık yaşamaktan öte bir seçim kalmıyor bana… Ahmet Erhan
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Elif olmak zordur Çünkü elif olmak Yuvarlak bir dünyada dik durmanın Dik ve önde Belki acıyla Ama vazgeçmeden durmanın Dünya ne kadar dönerse dönsün Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak Kaç silah varsa elife çevrilir Elif hep olduğu yerdedir Silahlar patladığında ilk vurulan eliftir Zordur elif olmak Elif olmak hep vurulmaktır Elif olmak yalnizca elif olmaktir Ne B, ne T, ne S Elif, Yalnızca Elif.. Elif demeden hiçbir şey denilemez Ben elif dedim Artik her şeyi söyleyebilirim ... Mevlâna İdris
Arkadaşlar şimdi ben bi aptallık yapıp ilk fotodaki saçları ikinci fotodaki gibi kestirdim bana acil taktik verin nasıl uzatabilirim ama lütfen saça zarar veren tavsiyeler olmasın sağlıklı ama çok hızlı bir şekilde yaz sonuna kadar ilk fotodaki haline dönsün istiyorum
Vazgeçmek diye bir şey var, Hani dünyaları gözünün önüne serseler, Gözünde yoktur. Hani tüm metre karelere sahip olsan da, Gözünün ucuyla bakasın yoktur, Hani bazı şeyleri çok istersin ama zamanla bir bir yok olurlar yüreğinde, Hani geceleri düşündüğün şeyler artık aklına bile gelmez, Hani insanın yüreğinde de mevsimler vardır. İstekleri, hayalleri, zamana bıraktıkları, Ama sonra işte vazgeçersin, bahar gibi filizlenirler, ama sonbahar yaprakları gibi sessizce dökülürler. Hani hayatında üzen şeylerin izi bile kalmaz, Vazgeçmek işte tam olarak böyle bir şey. İşte öyleyim, Ne gözümde var, Nede gönlümde senden gayrı hiçbirşey. Hayatta iki vazgeçilmezim var, Birisisin! Ne vazgeçerim nede vazgeçmek isterim. Seni ne kadar sevdiğimi ve benim için ne kadar kıymetli olduğunu çok iyi biliyorsun. Bir gün çıkıp da Sen benim için değersizsin desem, gözlerimin de, dilimin de yalan söylediğini anlarsın. Çünkü insan sevmediğinin gözlerine böyle bakamaz. İnsan değersiz gördüğünün sesini özlemez. Ben seni severken içim titriyor. Bir yere gitmek istemiyorum. Sanki dünya dönsün ama biz olduğumuz yerde kalalım istiyorum. Kalalım öylece herkes bir bir gitsin ama sona biz kalalım.
Alıntı
Ahmet Aslanın yorumundan
Pervane gibiyim nice başın da döne döne öldüm öldüm dirildim senin etrafın da pervane gibi döne döne direğe döndüm benim yüküm boyumu aşmış senin gözün beni görmez olmuş ben seni gördükçe yüreğim senin gönlünü bulmuş vurulmuş yüreğim için de dönmüş durmuş pervaneyim bir pervane gözlerim hep gözün de şu kararmış yüreğin kızıla dönsün ben yandıkça sen kavrulasın