"Siz bu civardayken, fırtına sizi yine şaşırtırsa yine bu fakirhaneye sığınmakta tereddüt etmeyin. Umarım, fırtınadan korkmayı değil, onu sevmeyi öğretirsiniz kendinize. İyi geceler, kardeşim."
Halil Cibran🌿🍁
Halil Cibran hakkındaki beğendiğim yorumları burda topladım 🎀
"kum ve köpük kitabında "sonsuza dek yürüyeceğim bu kıyılarda, kum ve köpük arasında
gelgitler silecek ayak izlerimi
ve rüzgar dağıtacak köpükleri
ama deniz ve kıyı kalacaktır sonsuza dek." demiştir.
Zaman, bir nehrin sonsuzluğa uzanan akışı gibidir; biz, onun kıyısında duran, bir su damlasının içinde evreni görmeye çalışan yolcularız. Cibran’ın dünyasında her şey devinir, her şey dönüşür. İnsan da kendi içindeki boşluğun farkına vardığında gerçek anlamda doğar.
sadece arap dünyasının değil, bütün dünya edebiyatının en tanınmış şairlerinden biridir.
48 yıllık kısa hayatında sadece kelimelerle dans etmemiş, resim üzerine çalışmalarıyla da iz bırakmıştır.
ölümü sonrası, annesinden sonra hayatının en önemli figürleri olan 3 kadın mary, henrietta, ve kız kardeşi mariana, bütün çalışmalarını derleyip toplamıştır.
hayattayken de öldükten sonra da, ihtiyacı olan şefkat, destek ve vefayı başta annesi olmak üzere hep kadınlardan görmüştür.
"kış, ' ilkbahar benim kalbimde' deseydi ona kim inanırdı?" sözünün sahibidir.
"güzellik korkunç bir güçtür” diyor. işte bahsettiği o güçlü güzellik kendi satırlarında saklı. öyle yazmış öyle anlatmış ki hayata dair meramını, okumaya başladığım anda kapıldım gittim büyüsüne. bir solukta okudum kitabını. sonra başa dönüp dönüp yeniden gözlerimi gezdirdim büyülü paragraflarında.
bir hüzün bir keder düşünün acı verici ve canınızı yakan bir hadise. onu dahi büyük bir coşku ile mutsuzluğu dahi büyük bir coşku ile anlatabiliyor. ağaç kurumuş. deniz bitmiş. ömür bitmiş mesela. “hoş geldin ölüm, nihayet geldin güzel sevgilim. kurtar beni bu azap veren dünyadan” diyor…
Halil Cibranın iç dünyası gerçekten insanı etkiliyor kitaplarını okurken direk onun iç dünyasına
Sitem ve kınamanın kalpleri bir çatışmada bir araya getirmesi gibi, akıllı, hikmetli insanların da gençliğin düşleriyle, öğrenmenin zevklerini bir araya getirebildiği günler gelecek mi?
Arapça günümüze kadar kullanılmış ve halen kullanılmakta olan eski bir dildir. Yüzyıllar boyunca birçok insan duaları, zikirleri Arapça olarak kullanmış ve onlara belli bir enerji yüklemiştir. Bu esmaların kullanımı evrensel kayıtlara bu şekilde geçmiş ve belirli titreşimler yaymışlardır. Türkçe okunuşundaki enerjisel frekanslarıyla Arapça okunuşundaki enerjisel frekansları farklıdır.
Dolayısıyla siz o kelimeyi ses enerjinize değiştirerek aktarırsanız aynı frekansı yakalamanız mümkün değildir. Bundan dolayı her kelimeyi kendine özgü dille söylemek en doğrusudur.