Herşey için endişelenirdim. Anlamlı gibi gelen şeyler aslında anlamsızmış. Hayat beni endişelendirdi. Tekrar hissetmeye başlarsam neler olacağından endişelendim. Bunu hak etmiyorum sandım. Sonra hiç farketmeden değiştim. Yaşarsam neler olur diye endişelenmiyordum. Yaşamadığımda olacaklardan endişeliydim, neleri kaçıracağımdan. Hatırlamamaktan endişelendim, tüm o anları hatırlamamaktan; tüm o yerleri. Bunu Finch sağladı. Çünkü bana gezmeyi öğretti. Bana dünyanın tepesinde durmak için bir dağa tırmanmaya gerek olmadığını öğretti. Eğer bakmaya zaman ayırırsan en çirkin yerlerin bile güzel olabileceğini.. Kaybolmakta sakınca yoktur, yeterki geri dönmenin yolunu bul.