"Gelecek diye birşey yok Maëlle,tek gerçek şimdiki zaman!Hayallerini gerçekleştirip mutlu olmak istiyorsan sonrayı bekleme,düşünce biçimini şimdi değiştir. Önüne çıkan fırsatlara ve insanlara kucak aç. Boşa harcadığın her saniye,ziyan olmuş bir andır ve asla sana geri gelmeyecektir."
Mäelle,35 yaşında, Paris'te yaşayan,mutsuz, kariyer delisi bir hanım kızımız:) En yakın arkadaşı Romane'nın isteğiyle dünyanın obur ucuna bilmediği bir seyahate çıkıyor ama bu yolculuğun bütün hayat hikayesini değiştireceğini bilmiyor.
Bestseller kitaplara genelde mesafeliyimdir,bir arkadaşımın tavsiyesiyle okudum ve tatilimde son derece keyifli zaman geçirdim. Hayatın kosusturmasinda kendini unutmuş genç bir kadınla beraber, ben de bir yolculuğa çıktım "Eat,pray,love"kitabini veya filmini sevdiyseniz bu kitabı da seversiniz.
Tolstoy un dediği gibi "tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar, ya biri yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir."
Herkese mutlu bir hafta sonu dilerim
Hayat insana defalarca seçme şansı veriyor. Kusurlarınla, eksiklerinle ne kadar razısın kendinin?"
"Ölmek isteyecek kadar mutsuz,yaşamak isteyecek kadar hevesli değildi. "
"Hayatım, hiç tanimadigim birinin hayatıyla takas edilmiş gibiydi."
"Hayatım sakince birbirini izleyen hayal kirikliklariyla doluydu,yani ben ve yakın geçmişim kocaman bir hüsran ediyorduk."
Bugüne kadar okuduğum hiçbir kitaba benzemeyen,bunu ancak okuduğunuzda bana hak verebileceğiniz bir eser;"sevdiğini öldürmek bizde aile geleneği "...
Iki aile; iki nesildir içiçe geçen, Sümerler ve Hikmetler... ve bu iki ailenin aşk,hüsran, cinayet,acı ve içice geçmiş aile yaşantıları kara bir mizah tadında,güzel durum tespitleriyle,hayattan alıntılarla akıcı bir şekilde anlatılmış. Hani yukarda demistim ya okuduğum hiçbir kitaba benzetemedim diye,mesela onlarca okuduğum polisiye,gerilim kitaplarında ölenin ağzından bir anlatıma hiç şahit olmamıştım:))