"Elimizden kitaplarımızı alsalar,şaşkınlıktan artik hangi yola gideceğimizi, kimi destekleyip kimden sakinacagimizi bilemeyiz.Bize insan olmak,etiyle kemigiyle canlı bir insan olmak bile zor geliyor. "
"Ben yalnızca huysuz olmayı değil, herhangi birşey olmayı da beceremedim:ne iyi,ne kötü, ne alçak ne dürüst, ne bir kahraman ne de bir böcek olabildim.Simdi kendi köşeme çekildim, boş bir teselliyle avunuyorum."
"Size yemin ederim ki gereğinden fazla anlamak bir hastalıktır, gerçek bir hastalık.Kesinlikle insan,sıradan insanların sahip olduğu anlama yetisiyle yetinmelidir."
Varoluşçuluğun ilk romanı kabul edilen bir saheser yeraltından notlar...
Kitabın birinci bölümü monolog şeklinde, kendi iç dünyasında kendi deyimiyle "yeraltında ",ikinci bölümü ise gençlik yıllarında arkadaşlarıyla yaşadığı tatsız anıları ve ikinci plana atılmışligini anlatıyor. Kendi bilinçaltında bir hesaplaşma, kavga, kendi egosunu ezmeye çalışma, Yalniz ve huysuz bir adamın kendiyle konuşarak yüzleşmeye çalışması adeta.
O kadar çok satırın altını çizdim ki size maalesef çok azını yazabildim, kitabı bitirdikten sonra ise ilk şunu düşündüm;163 sayfaya bu kadar derin ve anlamlı cümleleri nasıl işleyebildin Dostoyevski