Okudun mu, kravatlı adam oldun mu gölgen ağır olur. Gittiğin yerde bey derler. Az bilsen de adın çok bilir olur. Az söylesen de millet çok beller. Neden? İşte o kravatı görüyon mu? Sen bir urgan zannedersin ama kazın ayağı öle deel. O kravat ne kapılar açar, bir söylesem aklınız çıkar.”
Ben sevdalık çekenlere gülerdim. Bir yağdalı kız peşine he mi bu kadar çile, derdim. Çok büyük laf ettim. Çok kimseyle eğlendim. Sen misin eğlenen? Başıma bir dert geldi ki adı
Handan.
Her şeyi bilen ben.
Müşteriyi seçen ben.
Alan, satan, veren ben...
Handan’ı görünce ne edeceğimi bilemedim. Handan dedim durdum. Handan dedim kaldım.
Bir adım atamadım.