Derviş م

Her yeni kitap babamın ruhunda kesinlikle sevinçlerin en büyüğünü yaratıyordu. Çok çocuklu bir aile olmamıza rağmen daracık bir evde yaşıyorduk. Bu yüzden, zaten bize zar zor yeten bu evde eş­ya ile dolu olmayan bir karış yer yoktu. Evet, tek bir kitap koyacak yer olmayışı ev halkının alıştığı düzeni bozmuyordu gene de. Babamın satın aldığı her yeni kitaba annemin önce, sınırlı bir mekanda yaşadığımız, sonra da, ailenin bütçesinde kısıntıya sebep olduğu için kızmasının gerekçeleri tahmin edilebilir. Bununla birlikte, hakiki bir ev perisi olan annem, babamın edindiği yeni kitapların her birine, tıklım tıklım dolu kitaplığın dışında, daima bir yer bulabiliyordu. Böylece annem, babamın kitaplarının görünmez bir ki­taplık görevlisi kisvesine bürünüyordu. Babam kitaplığında bulunduğuna emin olmadığı bir eseri aradığında, annemin söz konusu cildi duvarlardan birinin içine yapılmış yüklük­ten çıkarmak için yerinden çaktırmadan kalktığı ve eksikliği­ni duyduğu eseri kitaplığının raflarına dalgın dalgın baka­ rak arayan ve bir yandan da, bu rafları düzene sokmak iste­ diğini düşünen babamın çalışma masasına usulca koyduğu olurdu. Annemin, sessizliği bozarak uzaklaşan telaşsız adımları, babamı bu durumdan kurtarır ve kitabın bulunduğunu, ona fı­sıldıyormuş gibi haber verirdi.
Reklam

Derviş م

, bir kitabı yarım bıraktı
Norman G. Finkelstein
8.2/10 · 257 okunma
Kur'ân-ı Kerîm'in nelerden bahsettiğini anlamak başka, onu namazda ibadet niyetiyle okumak yine başkadır. Namaz, kulun Allah'a kalben huzû ve huşû içinde yönelmesi demektir. Namazda Kur'ân-ı Kerîm kıraatinin hikmeti ise, dili Kelâmullah ile meşgul etmektir. Namazda fikir değil, kalp yolu açık tutulur. Kur'ân-ı Kerîm'in neler buyurduğunu öğrenmek isteyenlerin onu namazın içinde değil, namazın dışında öğrenmeleri icap eder. Müslümanlıkta ibadet dili Kur'ân dilidir. Ve bu, bütün Müslümanlar arasında müşterek bir dildir. İbadet Kur'ân diliyle yapılır. Buna muhalefet, Resûl-i Ekreme, ashâbına ve 400 milyonun akışına, âhengine karşı gelmek demektir ki, hiçbir Müslüman'ın bu cesareti kendisinde bulabileceğine ihtimal vermiyorum.
Lacivert Taşı Fevkalade bir giriş bölümü.. Ayna Sevinç Çokum Hanımın üslubu öylesine nahif, öylesine güzel ki, okurken çocukluğunuzda uykuya dalmak üzereyken dinlediğiniz o masalları andırıyor.. İyi romanların yeri gerçekten bir başka.. Bu toplumun en başat vasıflarından biri olan hikaye anlatıcılığı iyi ve kudretli bir yazarın elinde çok başka derinliklere kulaç atıyor.. Eseri okuyanlar benimle benzer hisleri paylaşırlar mi bilmiyorum ama güzel bir roman arayanlara Lacivert Taşı eserini gönül huzuruyla tavsiye edebilirim..
Reklam