Berkay Özcan

Berkay Özcan
@dostoberkay
Bir ömre bütün kitaplar sığmaz. O halde, en iyilerini seçmeliyiz...
1/10
·492 syf.··
2018 29. kitabı
Hayatımda bu derece kötü bir kitap görmedim. Kitabı aldığım dönemde D&R raflarında en çok satanlarda 3. sıradaydı. Bu sıralamanın tamamen ekonomik sebeplerle oluşturulduğunu biliyorum. Sadece farklı bir soluk arayışında olduğum için aldım. Tam bir hayal kırıklığı... Kitaplara kutsallık atfetmem. Kötü olana iyi demek, bunu alıp okuyacak insana saygısızlık olur. Kitap okumaktan soğutur... Uzun süre Dostoyevski eserlerini ilaç niyetine okudum kurtuldum çok şükür.
KavgamKarl Ove Knausgaard · Monokl Yayınları · 2025604 okunma
Berkay Özcan
Ben Dostoyevski'yi çok severim ama Dostoyevski'nin kitaplarını beğenmeyen, -genellikle sıkıldığını- söyleyen insanlara hiç böyle itici bir tarzda yanıt vermem. Ben kitapla ilgili yorumumda "herşeyin en iyisini ben bilirim" tarzında bir şey ifade etmedim, belki de ben eksik anladım kitabı...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Uzayan kısalan saçlardan , sana ait olmayan anlardan , gitmediğin yollardan yorulmadın mı ?
Berkay Özcan
Yoruldum tabi
KÖTÜ KAYBETTİK
..82 yılının temmuz ayında,Urfa'da toprak bir evin damında bir bebek ağlıyordu.Annesinin ilk bebeği, kadın haftalardır uykusuz,bebek hiç susmadan ağlıyor ,kavurucu sıcakta daha da kavruluyor ciğerleri.Kürtçe bir ağıt yakıyor sanki. Misafir kadın "açlıktan ağlıyor olmasın bu " diyor.Anne tecrübesiz, bilmiyorum emziriyorum ama yine de hiç susmuyor diyor.Kadın yanındaki torununun dolu biberonunu dayıyor bebeğin ağzına, bebek kana kana içiyor sütü .Anne ve bebek haftalar sonra ilk kez uyuyorlar... Annemin sesiyle irkiliyorum "kızım sen beni dinlemiyor musun ?" Afedersin anne televizyona dalmışım. Yalan !!! Zihnimde binbir türlü düşünce,gittiğim yere varamıyorum, vardığım yerden dönemiyorum.Göğüs kafesim daralmış iyice,nefes alamıyorum.Sanırım havadaki oksijen miktarı azaldı artık, hep sanayileşmeden bunlar,lanet olası sanayi devrimi. 4 yaşında bir çocuk,annesinin omzunda dünyanın yükü,karnında ayrı bir yük daha.Bir kardeşi olacakmış.Çocuk dar sokaktan aşağı iniyor,caddeye çıkıyor, annesi gelip alıyor onu"burası tehlikeli arabalar vızır vızır geçiyor inmeyeceksin bir daha buraya kapıda oyna"diyor.Annesinin işi var tekstil atölyesinden elişi almış parça başı boncuk dikiyor,omzunda dünyanın yükü karnında ayrı bir yük. Çocuk on dakika sonra tekrar yola iniyor.Annesi caddeye gelip bağırıyor "ben sana bir daha buraya inmeyeceksin demedim mi ? Senin peşinde mi gezeceğim bütün gün yoksa iş mi yapacağım "döve döve çıkartıyor çocuğu eve.Annesinin derdi var tek göz odada, banyo mutfak aynı yerde ,omzunda dünyanın yükü, karnında ayrı bir yük.Çocuk iniyor dar sokaktan aşağı, dünya umrunda değil. Annesi tutuyor kolundan tekrar eve çıkartıyor ve tuhaftır hiç bağırmıyor bu kez.Küçük mavi tüpün üzerinde bir bıçağı kızdırıyor, çocuk onu izliyor ,sonra ... Aynada yüzümü izliyorum.Yüzümün
Televizyon
Berkay Özcan
Daha çok görülen şeylerin parça parça halde yazıya dökülmesi olmuş. Keşke biraz daha derleme yapsaydınız. Ayrıca noktalama işaretleri de çok eksik ve hatalı kullanılmış.
Mayıs Ayı Hikaye Yazma Etkinliği - Farklı bir ileti
İyi günler. Bu ileti #29285900 iletisiyle başlatılan hikaye yazma etkinliğine katılanlar, hikayeleri okuyup beğenenler, beğenmeyenler, söyleyecek bir şeyi olanlar ya da sadece uzaktan izleyenler içindir. Diğer arkadaşlar sessize alıp hayatlarına devam edebilirler. Zaten ilgili personel bilgilendirildikten sonra kendi elleriyle hayatına son verecektir bu ileti. #29329048 no'lu iletide hikayeler paylaşılmaya başlandı. Şu ana kadar 26 hikaye paylaşıldı. İyi gidiyor gerçekten, hepsi birbirinden güzel hikayeler. Gerçekten öyle mi peki? Hikayeler altındaki yorumları esas alırsak öyle. Sosyal ortamların genel sıkıntısıdır, arkadaşlık kurduğu insanlarla kötü olmak istemez kimse, o yüzden yayınlanan her şeye - genel normlara aykırı değilse tabi ki- güzel yazmak zorunda hisseder kendini, ya da bir şey yazmaz en kötü ihtimalle. Burada da sadece bu hikaye etkinliği için değl bir çok yazıda -daha önce bir yorumda espri mahiyetinde söylediğim gibi- birbirini fütursuzca pohpohlayan insanlar mevcut, ben de dahil olmak üzere (Aradaki iki üç Doğrucu Davut'u saymıyorum- Doğrucu Davut da ne pis bir yakıştırma bu arada) Peki kötü bir şey mi bu? İnsan ilişkilerinin normal bir şekilde ilerlemesi için iyi ama bizim etkinliğimiz açısından bir parça zararlı. İlk defa yazan insanlar var burada, ben elimden geldiimce - kendi görüşlerime göre - tavsiyede bulunmaya çalışıyorum ama, kapasitem de sınırlı haliyle. Sitede bu konuda gerçekten yetkin kişiler var ve yorumları altın değerinde. Ama başta söylediğim "kötü olamamak" çekincesi yüzünden yapıcı da olsa hiç bir eleştiri gelemiyor hikayelere. Ne yapmalı dedik ve şöyle bir yöntem bulduk, uygun görülürse. Bu etkinlik için, yayınlanan hikayeler hakkında yapıcı/olumlu/ rasyonel ya da
1000Kitap
Berkay Özcan
Valla abi ben babamın oğlunu bile tanımam; eleştirim varsa yaparım. Burada bir "pohpohlama" durumu var evet. Kısa zamanda fark ediliyor :)