"Dünyayı savaşsız düşünemezdik, savaşın dünyası tanıdığımız tek dünya, savaş insanları tanıdığımız yegâne insanlardı. Bugün de başka bir dünya ve başka insanlar tanımıyorum. Herhangi bir zamanda başka birileri var oldu mu ki?"
Duyu organları güçlerinin sınırına ulaşınca ışıkları azalmaya başlar. Tam sönecekken, o ışık son anda alevlenen bir mum ışığı gibi bir kez parlar, görünmezi görünür kılar.
Gündelik yaşamlarımızı duyusal deneyimlerden soyutlanmış düşünceler ülkesinde sürdüremeyiz. Sorun, hayal dünyamızı nasıl saf tutabiliriz, gerçeğin saldırılarından nasıl koruyabiliriz, olmamalı. Bu ikisinin birlikte yaşayabilecekleri bir yol bulunabilir mi, diye sormalıyız.