Biri göğe bakalım deyince,
Göğe bakalım diyene kızıp,
Bir iki küfür yolluyorum göğe doğru,
Duyuyor musun Turgut abi?
Artık kim üstüne alınırsa alınsın,
Anlaşılmayınca öyle oluyor
Ve insan sevince kıyamıyor,
Bırak diyor, beni bırak göğe bakalım
Ya da basıyor küfrü göğe doğru.
Geceden yıldız toplayıp,
Yakamoz toplayıp,
Gündüzden gökkuşağı toplayıp,
Hatta tüm mavi göğü kucaklayıp
Gözlerine soksan,
Topladığın yıldızları saçlarına taksan,
Bazen anlamıyor insan.
Sonra yazdıkça yazıyor,
Kızdıkça, sevdikçe, sövdükçe,
Anlaşılmadıkça yazıyor insan.
Ve yazdıklarında kendinden
Ne çok şey görüyor insan.
Şiirlerini aldım bana ayırdım,
Göğü sana ayırdım.
Şimdi mavi gökyüzünde
Uyuyor musun Turgut abi?
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,3bin okunma
"Bu salı Yeraltından Notlar varmış, kaçmaz."
"Ben geçen hafta alamadım, Totem ve Tabu'nun ilk cildini nereden bulabilirim acaba?"
"Haftaya Tolstoy verecekmiş, unutma sakın."
Türk basın tarihinin edebiyat alanında yapılmış en ileri hamlesiydi Cumhuriyet'in her salı bir dünya klasiğini gazeteyle birlikte bedava vermesi. Üstelik pek çoğu Hasan Ali Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde yapılmış çevirileriyle, Hasan Ali Yücel'in önsözleriyle. Benim de iple çektiğim, kaçırmamak için binbir çileye katlandığım bir dönemdi; neticede çok büyük bir kısmı var arşivimde. Her salı bir dünya klasiği, her cuma Kurtuluş Savaşı veya Kuruluş dönemine ilişkin bir kitap. Bir gazete fiyatına başta öğrenciler, gazete bayii olan her yerde dünya klasikleriyle buluşuyordu insanlar (kitapçının, kütüphanenin mumla arandığı bölgeleri de düşünürsek bunun ne demek olduğunu daha iyi anlarız). Hem de iki yıl boyunca istikrarlı olarak, hiç aksatmadan yapıldı. 20 yıl geçmiş ilk kitap verildiğinden bu yana. Yani o gün doğan okur arkadaşlar bugün bu sitenin kullanıcıları. Aradan geçen süre ülke basınının geldiği nokta açısından ciddi bir irtifa kaybını ortaya koyuyor. Bir de tabii artık yaşlandığımız gerçeğini lakin bu bambaşka bir konu, rica ederim bu bahsi kapatalım.
Gogol'un bu öyküsü ilk kez 1835'teki bir seçkide yayınlanmış. Bizde de Gogol'un bazı seçkilerinde yer alıyor. Bence dünya klasiklerini en derli toplu yayımlayan yayınevi olan İş Bankası Kültür Yayınları'nda ise Taras Bulba ve Mirgorod Öyküleri kitabında yer alıyor. Cumhuriyet, Hasan Ali Yücel önsözü ve güzel bir incelemeyle birlikte tek başına basmış öyküyü.
Öykümüz Mirgorod'da geçiyor. Bugünkü Ukrayna'nın orta kısımlarındaki küçük bir kent Mirgorod. Tabii o dönem Ukrayna filan yok. Rus İmparatorluğu'na bağlı. 1814'te Napolyon'u
"Ama siz gözlüklüler soyunamazsınız kolay kolay. Kitap laflarını, kültür mavallarını, o Kafka mı nedir, bir de popo adına benzeyen adamın vecizelerini tekrarlamasanız söyleyecek lafınız kalmaz belki. Ben soyununca ben çıkarım altından. Siz soyununca belki bir iskelet çıkar, siz yoksanız altında."
Çok güzel bir öykü kitabıydı. Haddim olmayarak kesinlikle ödülü hak ettiğini düşünüyorum. Dili çok tatlı ilerliyor, huzurla okudum. Aynı tadı başka kitaplarda bulmak dileğiyle.