Hayatın tadını aldığımız ve yaşamın anlamını sorguladığımız bir çağdan geçtik. Şimdi ise sadece günü kurtarıp yarının bize ne sunacağını bilmeden planlar yapıyoruz. Bu yediğimiz yemeklere de tesir etti. İnsanlar sadece karnını doyurmaktan yana olunca işletmeler hiçbir şeyi eski tadında yapmıyor. Onlar için sadece satılan ürün sayısı önemli ve sürümden kazanıp her şeyin en kalitesiz malzemesini kullanıyorlar. Eskisi gibi ne içtiğim kahveden tat alıyorum ne de yediğim yemekten. Dışarda hep kaynar suyla yakılan kahveler için insanlar sıra sıra bekliyor ya da içine ne katıldığı belli olmayan yemeklerde soslarla midesini doyurmaya bakıyor. Sanatın geri planda olduğu ve siyasetin esir aldığı bir ülkeye mahkum olduk. Futbol seyir zevki sunmaktan uzak bir şekilde şikenin yuvası olmuş. Bayramlar tatil olarak görülmeye başlanmış. Hiçbir şeyin eski tadı yok. Sizin eskiden keyif alıp özlediğiniz neler var?