Ragif

Puan vermedi·58 syf.··
2026 11. kitabı
Uğur Mumcu kim bilirsiniz zaten. Cumhuriyet gazetesinin o meşhur araştırmacı gazetecisi, 1993'te evinin önünde bombalı araçla katledilen adam. Kitabı okuyunca şunu anladım: bu adam öldürülmeden çok önce de zaten her şeyini ortaya koymuştu. Askerliğini yapmadan önce, bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle "orduya hakaret etmek" suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevinde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kaldı, bu davadan 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yedi yıl. "Ordu uyanık olmalı" dediği için. Ve cezaevinde kimler var: profesörler, doçentler, gazeteciler, hukukçular. Aynı şimdiki gibi. Adam bütün bu zulmü, bu saçmalığı, bu hukuksuzluğu mizahla anlatıyor. Öyle bir mizah ki, hem kahkaha atıyorsun hem boğazın düğümleniyor. Kitabın ruhunu en iyi özetleyen söz zaten Mumcu'nun kendi ağzından çıkıyor: "Güler misin, ağlar mısın." Yargıtay kararı bozup serbest bıraktıktan sonra Mumcu askerliğini 1972-1974 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Yani yedek subay olarak gidecek adam, "sakıncalı" damgası yüzünden ağır işlere sürüldü. Patnos'ta, kışın, kazma kürek. Üstelik zaten uzun zamandır var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. Bütün bunlar gerçek. Uydurma değil. Belge. Ve Mumcu bunu öyle sade, öyle doğrudan, öyle da yerinde bir mizahla anlatıyor ki Aziz Nesin bile önsözde dayanamayıp şunu yazmış: "Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. Acı acı güldüm." 1960-70'leri kapsayan bu anılar hiç eskimemiş. İnsanlar değişiyor, yöntemler modernleşiyor ama temelde mantık ya da mantıksızlık aynı. Tek fark isimler. Ben bunu okurken birçok kez "bu dün mü olmuş, bugün mü?" diye düşündüm.
Edebiyat
Sakıncalı Piyade (İki Perdelik Oyun)Uğur Mumcu · um:ag Yayınları · 20182,413 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Ragif
teşekkür ederim
Reklam
8/10
·448 syf.··
2026 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 10:08
Tarihi roman okumayı oldum olası sevmişimdir. Zaten Kerimzade öyle yazıyor ki, sanki oradaki insanları tanıyorsun, sanki onların kaygıları bugün yaşanıyor. 15. yüzyılın sonu, 16. yüzyılın başında yaşanan olayları, Şah İsmail Hatayi'nin çocukluk ve gençlik yıllarını, iktidar için verdiği mücadeleyi Kitabyurdu konu alıyor roman. Ama sıkılmıyorsun. Çünkü bu bir tarih dersi değil, bu bir insanın hikayesi. Şah İsmail'in aynı anda şair, komutan ve devlet adamı olarak nasıl yetişip şekillendiği öyle güzel anlatılmış ki, onu tek boyutlu bir kahraman olarak değil, gerçek bir insan olarak görüyorsun. Zayıf anları var, yanılan anları var, korkan anları var, iktidar olmak için "siyasi manevraları" var. Xudaferin Körpüsü, romanın adını oluşturan bu köprü, tarihsel olarak Azerbaycan'ın kuzeyini ve güneyini birbirine bağlayan sembolik bir yapı. Kerimzade bunu boşuna seçmemiş. Roman boyunca hep bir şeylerin birbirine bağlanması ya da kopması var, topraklar, insanlar, nesiller, umutlar. O köprü hem gerçek hem mecaz. Bu kitabı okumak sadece Azerbaycan tarihini öğrenmek değil. Bu kitap, bir halkın "ben varım" deme mücadelesini anlatıyor. Ve o mücadele ne kadar insaniyse, bir o kadar da evrensel. Kitabın devamı olduğunu biliyorum o yüzden hemen devam kitabı Çaldıran Döyüşü'nü aradım.
Xudafərin KörpüsüFərman Kərimzadə · Kitab Klubu Nəşriyyatı · 2019203 okunma
VüsaIe Quluzadeh isimli okura yanıt verildi
Ragif
VüsaIe QuluzadehVüsaIe Quluzadeh teşekkür ederim
8/10
·448 syf.··
2026 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 10:08
Tarihi roman okumayı oldum olası sevmişimdir. Zaten Kerimzade öyle yazıyor ki, sanki oradaki insanları tanıyorsun, sanki onların kaygıları bugün yaşanıyor. 15. yüzyılın sonu, 16. yüzyılın başında yaşanan olayları, Şah İsmail Hatayi'nin çocukluk ve gençlik yıllarını, iktidar için verdiği mücadeleyi Kitabyurdu konu alıyor roman. Ama sıkılmıyorsun. Çünkü bu bir tarih dersi değil, bu bir insanın hikayesi. Şah İsmail'in aynı anda şair, komutan ve devlet adamı olarak nasıl yetişip şekillendiği öyle güzel anlatılmış ki, onu tek boyutlu bir kahraman olarak değil, gerçek bir insan olarak görüyorsun. Zayıf anları var, yanılan anları var, korkan anları var, iktidar olmak için "siyasi manevraları" var. Xudaferin Körpüsü, romanın adını oluşturan bu köprü, tarihsel olarak Azerbaycan'ın kuzeyini ve güneyini birbirine bağlayan sembolik bir yapı. Kerimzade bunu boşuna seçmemiş. Roman boyunca hep bir şeylerin birbirine bağlanması ya da kopması var, topraklar, insanlar, nesiller, umutlar. O köprü hem gerçek hem mecaz. Bu kitabı okumak sadece Azerbaycan tarihini öğrenmek değil. Bu kitap, bir halkın "ben varım" deme mücadelesini anlatıyor. Ve o mücadele ne kadar insaniyse, bir o kadar da evrensel. Kitabın devamı olduğunu biliyorum o yüzden hemen devam kitabı Çaldıran Döyüşü'nü aradım.
Xudafərin KörpüsüFərman Kərimzadə · Kitab Klubu Nəşriyyatı · 2019203 okunma
VüsaIe Quluzadeh isimli okura yanıt verildi
Ragif
listeme ekledim. yakın tarihe ait kitaplar da varsa onları da eklerim
Puan vermedi·438 syf.··
2026 8. kitabı
Dürüst olayım, ilk sayfaları biraz ağır geldi. Çukurova'nın o bunaltıcı sıcağını, Torosların eteklerindeki o fakir köy, Yaşar Kemal o kadar detaylı anlatıyor ki... "Tamam anladım, yoksulluk var, geçelim" dedim içimden. Ama sonra bir şey oldu - Memed'i tanımaya başladım. Ve işte o andan sonra kitabı bırakamadım. Memed aslında bizim hepimizin içindeki bir şey. Küçük, zayıf, ama bir yerde durup "hayır, bu kadar" diyen adam. Abdi Ağa'nın altında ezilen bir köylü çocuğu olarak başlıyor her şey. Abdi Ağa o kadar iyi yazılmış bir kötü adam ki, gerçekten var olan bir zulümkar bu. Mahsülün çoğuna el koyuyor, insanları köle gibi çalıştırıyor, karşı geleni eziliyor. Ve küçük Memed kaçıyor. Dağa çıkıyor. Ama dikkat et, bu bir intikam hikayesi değil aslında. Bir nevi bıçağın kemiğe dayanması. Bir de Hatçe var. İki genç, sadece birlikte yaşamak istiyor. Bu kadar basit bir istek. Ama sistem, toprak, ağa, köy baskısı, her şey buna izin vermiyor. Yaşar Kemal aşkı öyle anlatıyor ki, romantik değil, kavgalı, acı dolu, gerçek bir aşk bu. Hatçe'ye ne olduğunu yazamıyorum, spoiler olur. Ama aklıma Hatçe gelince içim cız edecek bundan sonra. Kitabı okurken Anadolu kokusu geliyor burnuna istemsizce. Hiçbir şey fazla değil, hiçbir şey eksik değil. Torosların taşını, çiçeğini, gecesini hissediyorsun. Ben okurken pencereden dışarı baktım birkaç kez, "acaba gerçekten mi sıcak?" diye.
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Ragif
Teşekkür ederim:)
Özgürlüğün temelinde itaatsizlik yatar. İtaat edenlerden ancak köle olur.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Kamal Magsudlu isimli okura yanıt verildi
Ragif
yazar deyir😂😂