SeyanPedia

SeyanPedia
@dragonsmom
Nevi şahsına münhasır bir okur
8/10
·125 syf.··
2026 51. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 21:35
Orhan Kemal’in Tersine Dünya’sı çok eğlenceli ve alıştığımızın dışında bir kitap. Toplumsal cinsiyet rollerini tamamen tersine çeviren, absürt ama bir o kadar da kadınların yaşadıklarına tanıdık gelen bir kara mizah örneği. Ataerkil toplumda kadınlara yüklenen roller bu kez erkeklere yükleniyor. Böylece kadınların evde ve iş hayatında yaşadığı haksızlıkları, baskıları, mobbingi ve namus meselesini farklı bir açıdan görmemizi ve erkeklerin de empati kurmasını sağlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı sadece kadın ve erkek rollerinin değil, atasözleri ve deyimlerin bile değişmiş olması. Babam kocam olsun, pantolonları zil çalmak, babası belirsiz, babasına bak oğlunu al gibi örnekler maalesef günlük hayatta ne kadar çok cinsiyetçi ifadeler kullandığımızı gösteriyor. Çok akıcı, eğlenceli ve bir oturuşta okunabilecek bir kitap. Kara mizahi ile güldürüyor ve cinsiyet rollerine farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini anlatması bakımından severek okudum.
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,110 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
7/10
·148 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:47
Aylin Balboa’nın Belki Bir Gün Uçarız kitabı, acıyı ve hüznü anlatırken insanı boğmayan, aksine yer yer gülümseten bir kitap. Kitapta belirli bir konu yok. Kayıpları, kırgınlıkları ve hayatın ağırlığını anlatıyor ama bunu mizahı bir dille yapıyor. Bu yüzden okurken hem üzülüyoruz hem de gülüyoruz. Yazarın dili oldukça samimi ve blog yazısı okur gibi ilerliyorsunuz. Sanki karşınızda oturmuş da aklından geçenleri filtresiz bir şekilde anlatıyormuş hissi veriyor. Kitap bölümlerden oluşuyor ve biz de yazarın içinden ve aklından fışkıran cümlelere kapılıp gidiyoruz. Bazı satırlar çok tanıdık geliyor, bazılarıysa durup düşünmenizi sağlıyor. Edebi anlamda çok büyük bir derinlik ya da güçlü bir kurgu beklentisiyle yaklaşılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu kitap daha çok bir duygu hali, bir iç dökme, rahatlama kitabı gibi. Bir oturuşta okunacak, kısacık, akıcı, samimi, içten ama hüzünlü bir
Belki Bir Gün UçarızAylin Balboa · İletişim Yayınevi · 20214,492 okunma
10/10
·240 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:40
Ahh canım Bahriyelim Çok severek, yer yer ağlayarak ama büyük bir umutla okuduğum bu kitabı sayfalarca anlatmak isterdim ama kısa tutmaya çalışacağım. Flamingolar Pembedir, yazarın ‘alternatif hayat hikayem’ dediği bu roman, altı yaşında anne ve babasını kaybeden Bahriyeli’nin dayısıyla büyümesini, kaybı, özlemi, sevgiyi ve hayata tutunmayı anlatıyor. Aslı Perker, Bahriyeli ile çok büyük acıları ve kayıpları anlatıyor ama bunu son derece içten, sade ve samimi bir şekilde yapıyor. Bahriyeli’nin annesine duyduğu özlem, kendine ait bir yer arayışı, büyümesi ve hayata tutunmaya çalışması beni o kadar etkiledi ki o küçücük kıza defalarca sarılmak istedim. Yanındayım diyebilmek, büyürken yaşadığı korkularda ona ‘Korkma, bunlar normal’ diyebilmek çok isterdim. Gözyaşlarıyla okuduğum bazı sayfalarda bana umut veren şey, Aslı Perker’in Kaybedilen Bütün Savaşlar kitabını daha önce okumuş olmam. Bahriyeli’nin hayallerine ulaşacağını, o gemiye bineceğini ve dost edineceğini bilmek içimi rahatlattı. Dayısına da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bahriyeli’yi Bahriyeli yapan, onu olduğu gibi seven, şekil vermeye çalışmayan, sadece yol gösteren biri. Belki de Bahriyeli’nin bu kadar güçlü bir şekilde büyüyebilmesi, dayısız bir hayatta mümkün olmazdı. Flamingolar Pembedir, 6 yaşında büyümek zorunda kalan bir kızın hikayesi. Kayıplarla yaşamayı, sevmeyi ve hayata tutunmayı anlatan hüzünlü ama çok güzel bir kitap. Kitabı bitirdiğimde içim dolu doluydu ama Bahriyeli adına büyük bir mutluluk vardı. Kaybedilen Bütün Savaşlar benim için çok özel ve unutamayacağım bir kitap olmuştu. Bu yüzden Bahriyeli’nin o kitaba, o hayata ve o geleceğe uzanan yolculuğu da kalbimde her zaman özel bir yere sahip olacak. Aslı Perker’e kocaman kocaman sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. İyi ki
Flamingolar PembedirAslı Perker · Epsilon Yayınevi · 2024224 okunma
8/10
·204 syf.··
2026 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:20
Alper Canıgüz külliyatından, okuduğum beşinci kitap Gizli Ajans oldu. Gizli Ajans, patronu Şeytan bey adlı bir kedi olan, paravan bir şirkette metin yazarı olarak işe başlayan Mutlu Bey’in, olayların ortasına düşmesini ve uzaylıya aşık olmasını anlatıyor. Yine absürt mizahın ön planda olduğu, bol polisiyeli ve uzaylıların da dahil olduğu sıra dışı bir macera okuyoruz. Kahkahalarla ve soluksuz bir şekilde okuduğumuz kitap, mutlu sonla bitmese de beni ziyadesiyle mutlu etmeyi başardı. Alper Canıgüz’ün diline artık o kadar aşinayım ki yarattığı karakterler, seçtiği isimler, mekanlar ve olaylar onun kıvrak zekasını ve kendine özgü üslubunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Her zamanki gibi bol bol güldürürken, finalde bir anda hüzünlendiriyor. Alper Canıgüz’ün mizahı ve hüznü bir arada vermesini çok seviyorum. Hayal gücüyle gerçeklik arasında gidip gelen, okurken hem merak ettiren hem de fazlasıyla eğlendiren bir kitap.
Gizli AjansAlper Canıgüz · İletişim Yayıncılık - Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi · 06bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 18:07
Macar edebiyatı, son zamanlarda en etkilendiğim edebiyatlardan. Agota Kristof, Sandor Marai ve Magda Szabo gibi yazarlar da okuduğum en güzel örneklerinden. Macar edebiyatının kendine has bir derinliği var. İnsanı, yalnızlığı ve yabancılaşmayı o kadar güzel anlatıyor ki duyguları ajite etmeden, bağırmadan, sessizce kalbimize işliyor. Okuduğum her kitapta aynı duygusallığı, aynı derinliği ve aynı yoğunluğu hissediyorum. Büyük olaylar olmuyor belki ama insan ruhunu çok iyi anlattıklarını düşünüyorum. Yine Macar edebiyatının güçlü kalemlerinden Magda Szabo’nun Iza’nın Şarkısı kitabı, anne-kız hikayesi gibi görünse de aslında yalnızlık, yaşlılık, kuşak çatışması ve empati eksikliği üzerine kurulu bir roman. Kitap, babasının ölümünden sonra yalnız kalan annesini yanına alan Iza ve annesinin birlikte yaşamaya başlamasını anlatıyor. Iza annesi için en iyisini yaptığını düşünürken, annesi yavaş yavaş alıştığı hayatı, anıları ve kimliğini kaybetmeye başlıyor. Anne-kız birbirini çok seviyor ve birbirlerini kırmamaya özen gösterdikçe aralarında görünmez duvarlar oluşuyor, birbirlerini anlayamıyor ve empati kuramıyorlar. Her bir karakterin sesini, düşüncelerini ve iç dünyasını aynı samimiyet ve gerçeklikle okuyoruz. Okudukça bir taraftan anneye hak verirken onun yaşadığı çaresizliği ve yalnızlığı hissederken, bir taraftan da İza’yı anlamaya çalışıyoruz. Yazarın dili sade, gerçekçi ve güçlü. Büyük olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanıyor. Kırgınlıkların, söylenmeyen sözlerin ve küçük görünen davranışların nasıl büyük etkiler yaratabildiğini görüyoruz. Özellikle ölüm, yaşlılık, aidiyet hissi ve insanın sevdiği kişiler tarafından bile anlaşılamamasını çok gerçekçi bir dille anlatılıyor. Anne-kız ilişkisiyle başlayan ama insanın yalnızlaşmasını ve anlaşılmamasını,
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,5bin okunma