Şehir, giyim kuşam, yeme içme herşey değişmişti. Ama hiçbir şey değişmemişti. İnsan hala zalim, güçlü yine gücünü aldığı dava adına kan dökücü, fesat çıkarıcı; kurban kurtulduğu anda zamanenin celladı... Haklıymış şair, hala "insan insanın kurdu"
Bilinir ki uyku bizi korur kollar, en derin acıları sakinleştirir, en yakıcı ateşleri bile serinletir. Zihnin durduğu o saatlerde acıya alıştırır, bir süreliğine de olsa hayattan kopardığı için yine hayata olan güvenimizi tazeler. Yürekte ki keder eriyen kar gibi yok olmasa da ruh kendini onarır uyku boyunca, bitkin düşen beden gibi dinlenir. İnsan uyaninca daha kolay görünür gözüne zor işler, açmazların bir yolu uyanınca bulunur, bulunmasa bile tahammül de iyi bir şeydir. Onun için ' hele bir uyuyalım şimdi,' denir, 'üzerinden uyku geçsin, hele bir uyuyalım hele bir sabah olsun'
Sanki ölmüşüz de bu dünyada ki günlerimizi anarak konuşuyoruz seninle. Sanki bu dünyada ki yaşamımız bitmiş de biri, bütün dertlerimize dönüp şöyle bir bakalım diye omuzumuzu okşar gibi.
Bitti artık, geçti, der gibi ...