Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
9/10
·182 syf.··
2023 22. kitabı
Hal Edward Runkel insan ilişkileri uzmanı olarak çalışmalar yapmaktadır. İlişki koçu olarak ailelere, çiftlere ve çocuk ve ebeveynlere yardımcı olmaktadır. “Bağırmamak” anlamına gelen “Scream Free” isimli şirketi ile çalışmalarını kapsamlı bir şekilde yürütmektedir. Aynı zamanda bir akademisyen olan Runkel, eserleri ile çok satanlar listelerinde uzun süre yer edinmiştir. “Bağırmayan Anne Baba Olmak” eserinde Runkel, ebeveynler ile çocukları arasındaki ilişkilere değinir. Daha iyi bir anne ve baba olmak mümkün mü sorusunun kapsamını ve muhtemel çözümlerini anlatır. Ebeveynler olarak sık yapılan hataları belirterek aynı hataları yapmamanın öneminden bahseder. Eserde dikkatimi çeken onlarca ifadeden ikisinden bahsedeyim. Birçok ebeveyn otoritesini üstünlük olarak kullanıyor. Oysa Runkel: “Ebeveynler olarak evdeki otoritemiz sükûneti sağlamak üzerine olmalıdır” der. Bu çok ciddi bir ifadedir. Evde çocuklardan yana işler çığırından çıktığında durulması gereken yeri belirler. Bahsetmek istediğim diğer ifade ise, ebeveynlerin çocuklarına karşı sorumluluğu ile ilgili. Ebeveynlerin çocuklarına karşı sorumlulukları bulunmaktadır ancak ebeveynler onların yaptıklarından sorumlu değildir. Yani bir çocuk kötü, haylaz veya daha farklı olumsuz bir rol sergilemek istiyorsa ebeveynler bundan sorumlu değildir. Ebeveynler sadece iyiyi ve doğruyu gösterir ancak sonuçlar onların sorumluluk alanı dışındadır. Kendini sürekli suçlayan anne ve babalara, bu ifade rahat bir nefes aldırabilir…
Bağırmayan Anne Baba OlmakHal Edward Runkel · Aganta Kitap · 20171,946 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Enes Başak

, bir kitap okudu
9/10
·182 syf.··
2023 22. kitabı
Hal Edward Runkel
7.7/10 · 1.946 okunma
9/10
·136 syf.··
2023 21. kitabı
Takashi Nagai, atom bombası atıldığı dönemde Nagazaki’de görev yapan bir radyoloji uzmanıdır. Genç yaşta menenjit geçirdiği için doktorlukta ilerleyemez ve radyoloji uzmanı olarak çalışır. Doğrudan gözlem yoluyla radyolojik incelemeler yaptığı için ise lösemiye yakalanır. “Nagazaki’nin Çanları” eseri Nagazaki'ye atom bombası atılmasının öncesinde ve sonrasında yaşananları anlatır. Nagai, 9 Ağustos 1945 tarihinde Nagazaki’ye atom bombası atıldığı sırada Nagasaki Tıp Fakültesi Hastanesi'nin radyoloji bölümünde çalışmaktadır. Bu bombalama neticesinde kendisi de ciddi şekilde yaralanır. Ancak insanların içine düştüğü can pazarına kayıtsız kalmaz ve tüm enerjisini yaralılara yardım etmek için harcar. Eşinin ve çocuğunun ölümünden bile habersiz olup bölge insanı için mücadele eder. Nagai’nin 1946 yılında yazdığı ve kendi gözlemlerinden oluşan bu biyografik eser, Amerikan işgali sebebiyle Japonya’da 1949 yılında yayınlanır. Nagai savaşın tüm vahşetine şahit olmaktadır. Bir gün çok ciddi bir sarsıntı ile molozların arasında kalır. Ciddi bir şekilde yaralanır. Dışarıya çıktığında binaların yıkıldığını, insanların parçalandığını, etrafa savrulduğunu görür. Amerikan uçaklarından atılan bildiride bunun atom bombası olduğunu öğrenir. Bu cehennemi atmosferde, kendisi de ciddi şekilde yaralı olmasına rağmen, yaralılara yardım eder. Köy köy gezer. Tüm gözlemlerini yüzlerce sayfalık bir rapor haline getirir. Yaşananların unutulmaması için ise “Nagazaki’nin Çanları” eserini yazar. Milletlerin ve devletlerin kan ve gözyaşı ile beslenen Amerikan emperyalizmi ise, sebep oldukları utanç dolu vahşetleri anlatan bu eseri yasaklamak ile gerçekleri gizleyebileceğini zanneder…
Nagasaki’nin ÇanlarıTakaşi Nagai · İthaki Yayınları · 20222,181 okunma
6/10
·128 syf.··
2023 20. kitabı
Cuniçiro Tanizaki, 20. yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen isimleri arasında yer alır. Haruki Murakami, Yasunari Kavabata ve Yukio Mişima ile birlikte savaş sonrası Japon edebiyatının büyük dörtlüsünden biri olarak anılır. Eserlerinde genellikle aşk maceralarını konu edinir. “Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın” eserinde Tanizaki, bir kedinin etrafında yaşanan aile olaylarını anlatır. Karısından ayrılan Şozo, kedisi yüzünden yeni eşiyle sorunlar yaşar. Eski eşinin talebi ve yeni eşinin zorlaması ile kedisini eski eşine gönderir. Tüm olayların merkezinde kediye duyulan sevgi, bağlılık ve kıskançlık duyguları yatar. Tanizaki’nin eserinde Şozo, eşinin ve annesinin sözünden çıkmayan biridir. Kültürümüze göre kılıbık olarak nitelendirilebilir. Ancak Şozo kılıbık değildir. Hiçbir olayın sorumluluğunu almamak adına pasif bir hayatı tercih eder. Kendisine her söyleneni yapar. Bu şekilde davranmasının sebebi korkması değil, olayların sonuçları sebebiyle suçlanmama isteğidir. Tanizaki’nin eserlerinde erkek karakterler genelde bu şekilde daha pasif karakterler olarak yansıtılır. Bunun arkasında ise Japon edebiyatında bireysel gelişimin çatışması olarak belirtilir.
Bir Kedi, Bir Adam, İki KadınCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 20225bin okunma