Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 95. kitabı
Sovyet Rus bilimkurgu yazarı Aleksandr Belyaev, yazdığı eserler ile adından çokça söz ettirmiş ve Rusya'nın Jules Verne’i olarak adlandırılmıştır. Edebi yaratıcılığı, insan zihninin ulaşılması güç görünen ufuklarında gezdiren Belyaev, günümüzde de beğenilerek okunan bir yazar. “Su Adamı” eseri, Belyaev’in bilinen en önemli bilimkurgu eserlerinden biri. Bu eserde, sınırları zorlayan bir cerrahın yaptığı çalışmalar, çeşitli düzlemlerde incelenerek okura sunuluyor. Bilimsel çalışmalarda etik kuralların gerekliliği ve kullanımı sorgulanırken, etik ölçü olarak neyin kullanılması gerektiği inceleniyor. Kilisenin bilimsel çalışmalara dogmatik anlayışlarla karşı çıkıp, gücünü sarsabilecek her şeyi doğrudan yok etme refleksi anlatılıyor. Biyolojik evrimin durmaması gerektiği, insanın, hayvanlarda bulunan bazı özellikleri kazanması gerektiği (solungaç gibi) aktarılıyor. Bilimsel gelişmelerin insan hayatını ve doğayı ne kadar çok olumlu yönde etkileyebileceği ifade ediliyor. Bunlarla birlikte insan doğasında bulunan hırsın, açgözlülüğün ve diğer kötü davranışların, en faydalı çalışmaları bile nasıl yanlış yönde etkileyebileceği uyarısında bulunuluyor. Tüm bunlar alt metin çalışmaları olup, eserin daha muhtevalı olmasını sağlıyor. Belyaev’in eserinde, Leanne Armand ve Ferdinand Sauerbruch gibi o dönemin ünlü bilim insanlarından bahsetmesi, kendisinin bilim dünyasını yakından takip ettiğini de gösteriyor. Bilimkurgu eserleriyle tanınan Herbert George Wells ile Belyaev arasında bir arkadaşlık olduğu biliniyor. Belyaev’in “Su Adamı” eseri ile Wells’in “Dr. Moreau'nun Adası” eseri arasında bazı benzerlikler olduğu söylenebilir. İkilinin birbirilerinin fikirlerini etkiledikleri aşikâr görünüyor. Bilimkurgunun bir tür olmasını sağlayan başta bu iki yazar olmak üzere tüm yazarlara çok
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Enes Başak

, bir kitap okudu
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 95. kitabı
Aleksandr Belyaev
8/10 · 4.487 okunma
9/10
·153 syf.··
Beğendi
·
2021 94. kitabı
Her şehrin ve muhitin kendine has yüzleri, camileri, çarşıları, eşrafı vardır. Bu kişiler ve yerler şehrin tamamı tarafından bilinir ve kıymetlerine göre değer görürler. Örneğin, Konya’nın merhum meşhur poşetçi dedesi bunlardan biridir. Her tarafını sardığı poşetlerle Konya sokaklarında dolanır dururdu. İstanbul, bu bakımdan en zengin şehrimizdir. Fethinden günümüze İstanbul, çok sayıda kendine has kişilere ve mekânlara sahip olmuştur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Anonim Şirketi tarafından hazırlanan “İstanbul’un Yüzleri” serisi, İstanbul’un hemen her yönünü tanıtmaya çalışan önemli bir kültürel çalışmadır. Bu seride yer alan ve Nurullah Koltaş tarafından hazırlanan “İstanbul’un 100 Divanesi”, 1400’lü yıllardan günümüze, İstanbul’da meşhur olmuş divanelerin 100’ünü anlatan önemli bir eserdir. Günümüzde divane kelimesi bir kişiyi olumsuzlama amacıyla kullanılmasına rağmen, geçmişte, İlahi aşk ile yanma sonucunda normalin dışında davranışlar sergileyen kişiler için kullanılmıştır. Bu kişilere tarih boyunca hem halk tarafından hem de padişah başta olmak üzere yöneticiler tarafından saygı gösterilmiş, onların abartılı sözlerine ve davranışlarına karşı dahi tepki gösterilmemiştir. Günümüzde, şehirleşme ile birlikte edebi istirahatgâhlarında bile rahat verilmese de milli bilincin ve kültürün oluşmasında bu kişilerin değeri çok fazladır. Bu sebeple bu eser, son derece önemli bir kültürel çalışma olup tüm şehirlerimizde yapılması gereken, geçmiş ile olan irtibatımızı sağlamlaştırmaya muktedir önemli bir çalışmadır. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.
İstanbul'un 100 DivanesiNurullah Koltaş · Kültür A.Ş - Arşiv · 20166 okunma
6/10
·99 syf.··
Beğendi
·
2021 93. kitabı
Oulipo edebiyat akımının Türkiye’deki temsilcilerinden biri olan Gökdemir İhsan, deneysel edebiyat alanında eser vermektedir. Oulipo, Fransızca konuşan yazar ve matematikçilerin oluşturduğu bir topluluk olup Türkçeye "Potansiyel Edebiyat Çalışmaları" olarak çevrilebilir. Bu topluluğa bağlı olan yazarlar, “önceden belirlenmiş bazı kurallara bağlı olarak” eser üretirler. Örneğin bir harfi kullanmadan bir kitap yazmak gibi. Gökdemir İhsan da bu toplulukta yer alan isimlerden biri. “Modern Kahramanın Düşüşü”, farklı ülkelerde yazılmış farklı türlerdeki edebi eserleri aydınlanma, din, bireysellik, modernite ve Avrupa-merkezcilik kavramları üzerinden inceleyen bir çalışma. Çeşitli eserlere dair yapılan bu incelemeler, eserlere farklı bir bakış açısı getirmekle birlikte, edebi yaratıcılığı anlama üzerine son derece faydalı denilebilir. Edebiyata daha derinden ilgi duyanlar tarafından mutlaka okunması gereken bu eser, dimağlarda farklı bir tat bırakacak.
Modern Kahramanın DüşüşüGökdemir İhsan · İnsan Yayınları · 20197 okunma