Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Enes Başak

, bir kitap okudu
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
Necib Mahfuz
8.2/10 · 471 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
6/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 61. kitabı
Koronavirüs pandemisi dünyadan ve insanlardan çok şey götürdü. Ekonomi, özgürlük, sağlık sistemlerinin yetersizliği akla ilk gelenler. Oysa pandeminin insanlara sorduğu çok daha önemli bir soru vardı: “zaman ve hayat nedir?” Zadie Smith, koronavirüs pandemisinin kendisinde hissettirdiği duyguları “Yapacak Bir Şey” isimli eserinde yayınladı. Pandemi, insanları birdenbire bir zaman girdabına soktu. Hayatın olağan ritmi bozuldu. İnsanlar haftalarca evlerine kapandı. Zamansızlıktan şikâyet eden metropol insanları bile ne yapacağını bilemedi. Bu dönemde bunalıma giren, intihar eden, kâbus gören insan sayısı ciddi bir şekilde arttı. Sıkışık zamanı yönetme konusunda deneyimli olan insanlar, geniş zamanı yönetme konusunda ne kadar beceriksiz olduklarını anladılar. Tüm bunlara rağmen çok az bir kesim ise bunu fırsat olarak değerlendirip bu geniş zamanı çok iyi kullandı. Smith eserinde, bu dönemde, sıradan olayların bile insan psikolojisini nasıl etkilediğini anlatıyor. Zamanın baş edilmesi gereken önemli bir düşman/dost olduğundan bahsediyor. Eserin sonunda ise Smith, siyahî bir vatandaş olan George Floyd’un bir beyaz polis tarafından öldürülmesinden bahsediyor. Aradan geçen yüzyıllara rağmen beyaz insanın, o sömürgeci ruh, kan ve vahşetten halen arınamamış olması incelenmesi gereken ciddi bir toplumsal/ırksal ruh hastalığı olmalı. Kölelik yasalar ile çok kolay bir şekilde kaldırılmış olmasına rağmen zihinlerden ve ruhlardan bunu kaldırmak için halen çok ciddi bir cerrahi girişime ihtiyaç var. Smith, bu hastalığın koronavirüsten çok daha ölümcül ve bulaşıcı olduğunu, George Floyd’un hazin hikâyesi nezdinde anlatıyor. Smith çok haklı. Sömürgecilik ve kölelik üzerine yapılan tarih araştırmaları, bu faşist tavrın, koronavirüsten çok daha fazla sayıda insanın hayatına mal olduğunu
Yapacak Bir ŞeyZadie Smith · Everest Yayınları · 202163 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 60. kitabı
Ursula Kroeber Le Guin, bilimkurguya edebi bir kimlik ve saygınlık kazandıran, bilimkurgu ve fantezi eserleri 50’yi aşkın dile çevrilen önemli bir yazar. Çalışmalarına dokuz yaşında başlayan Guin, edebi kimliğini kendi kurgusal evrenlerinde geliştiriyor. Kadın yazarlar genellikle evlilik hayatında ciddi sorunlar yaşarken, Guin, bu anlamda da önemli bir farklılık arz eder. Mutlu bir aile hayatı ve büyütülen üç çocukla birlikte yazarlığa ara vermez ve üretmeye devam eder. Genel tarzından farklı olarak Guin, ara sıra şiir yazdığını ifade eder. Bu şiirlerini de yer yer kitaplarda toplar. Guin’in son şiir kitabı “Günün Geç Vakitleri”, yazarın hayatının son dönemlerine ait izler taşır. Doğayı kucaklayan teması, basit nesnelerde dahi hayatı ve sonsuzluğu arayan haliyle bu kitabında Guin, adeta ömrünün sonunda olduğunun farkında olduğunu hissettirir. Bu da kitaba daha büyük bir anlam katar. İngilizceden Türkçeye çevrilirken elbette tam çeviri yapmak mümkün olmayabilir ancak bu konuda çevirmen Can Gürses’in ciddi bir emek verdiği, yazdığı giriş yazısı ve kitap içerisine aldığı notlarla aşikâr bir haldedir. Şiirlerin dünyasında bulunmayı sevenler için bugünü Ursula’nın şiirlerine ayırmak en güzel davranış olacaktır.
Günün Geç VakitleriUrsula K. Le Guin · Ayrıntı Yayınları · 2019164 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 59. kitabı
Spencer Holst, modern çağın son dönemlerindeki en büyük hikâye - masal anlatıcılarından biridir. Sokakta dolaşırken her gördüğüne masallar anlatan, hikâye anlatarak dükkân dükkân gezen Holst, hikâye ve masal anlatımı ile özdeşleşmiş bir isimdir. 1971 yılında yayınlanan “Kedilerin Dili” eserinde Holst çok sayıda kısa hikâyesini bir araya getirir. Eseri okurken canlanan mekânlar ve kişiler okuyucuya dünyalar, karakterler ve yaşamlar arasında bir serüven yaşatır. Tüm bunlar Holst’un hayal dünyasının ne kadar sınırsız olduğunu gözler önüne sererken, eserdeki sade anlatım da okuyucuya edebi bir zevk verir. Kitaba adını veren “Kedilerin Dili” hikâyesi ilginç konusu, bir o kadar tahmin edilemeyen sonu ve gülünç yanlarıyla çok güzel bir hikâye. Kedilere olan bakış açınızın bu hikâye ile değişeceğine inanıyorum. Kitabın sonunda ise Holst, herhangi bir yerde yayınlamadığı, bir hikâyenin başı olarak aklına gelen kısa metinlere yer veriyor. Birbirinden ilginç bu giriş yazıları ete kemiğe bürünüp hikâye olsalardı ortaya çok farklı ve renkli metinler çıkacağına şüphe yok. Keşke bunlar böyle atıl bir şekilde bırakılmasaydı. Yazarın isteği ile bu kısa yazıların yayınlanmasının ise takdire şayan bir durum olduğunu düşünüyorum. Son olarak, yirminci yüzyılın bu önemli hikâye - masal anlatıcısına eserinden bir kelime ile veda ediyorum: “miyavvv”.
Kedilerin DiliSpencer Holst · Dedalus Yayınları · 2017173 okunma