Yakışıklı ve zengin bir adamın iş yerinde ise girip bir anda herkesin gözdesi olup onu sönük birakirsniz ne olur evet size düşman olur ama bu sizin umurunuzda hayır çünkü side onu sevmiyorsunuz yada öyle zannediyorsunuz hikaye drew tarafından anlatılıyor kitabin devamı olan darmadağınık ise Kate bakış açısından anlatılıyor buda bize bir erkek ce bir kadını birbirlerinden ne kadar farklı düşündünüz gösteriyor
Düşman aska çok güzel bir kitap ve çok akıcı bir kitap bir gude bitirebilirsiniz çünkü bir sayfa bir sayfa daha kitabı biterken bulacaksınız ve ayrıca komik
Bizim kızın ölmüş olması beni bir tık baya üzdü ama diğer kızında kurtulduğu için çok mutlu oldum.Paşam Drew ya çok üzüldün inşallah hayatını yoluna koyabilirsin.
Bir kitap 200. sayfaya kadar bu kadar sıkıcı olabilir mi?? Ne oluyosa son 50 sayfada oluyor.
Mary kızımız ayrı bir mal, yani kızım son ana kadar hiçbir şeyi farketmiyorsun. Drew iyiydi şimdi Allah var.
Ama yani kitaba 1/10 puan vermek üzereydim o kadar daraldım. Sonra son sayfalar kurtardı. O da beni sonlarda ağlattığı için ve duyguları iyi verdiği için…
Yazara ilk 200 sayfayı bu kadar yavaş ve sıkıcı yazmamasını öneriyorum…
Ben O DeğilimMegan Lally · Beta Byou · 2026207 okunma
Önce Sen Beni Öldürdün; merak ve gizem unsurlarını ustalıkla tetikleyen kurgusu, rahatsız edici ve tedirginlik yaratan karakterleri, akıp giden ve zihni yormayan anlatımı, tam bir şeylerin netleştiğini düşündürürken farklı sapaklar ve ters köşelerle heyecan yaratan hikâyesiyle zamanı unutturan ve nasıl bitirdiğimi anlamadığım bir kitap oldu. Yazar, karakterleri kullanarak hikâyenin arka planını öylesine başarılı bir şekilde değiştiriyor ki tüm tahminler geçersiz kalıyor.
Çok heyecanlı, sürükleyici ve soluksuz okuduğum bir kitap olmasının yanı sıra; son bölümlerde peş peşe gelen ters köşeler nedeniyle bazı olayları tam anlamıyla inandırıcı ve ikna edici bulmasam da bunun okuma sürecinden aldığım keyfi olumsuz etkilemediğini söyleyebilirim.
Hikâye, aynı mahallede yaşayan üç farklı kadının bakış açısından anlatılıyor. Karakterler kendi geçmişlerine dair kırıntılar sunarken olaylar da usul usul şekilleniyor.
Geçmişte büyük bir şöhrete sahip olan Margot, dansçı eşi Nicu ile görünürde mutlu bir evlilik sürdürse de eşinin çocuklarını büyütmekten, pırıltılı hayatının sönmesinden ve değersizlik ile yetersizlik duygularından dolayı dış dünyaya bencil ve düşüncesiz bir görüntü veren; ancak iç dünyasında ciddi yaralar taşıyan bir kadındır. Mahalleye yeni taşınan komşuları Liv ve onun gösterişli hayatı, bu yaraları yeniden kanatırken uzun süre manipüle ettiği komşusu Anna üzerindeki otoritesini kaybettiği düşüncesine kapılmasına neden olacaktır.
Kimseye hayır diyemeyen ve fedakâr bir yapı sergileyen Anna, sınırlarını koruyamamakta; buna rağmen herkesle iyi geçinmeye ne olursa olsun devam etmektedir. Liv'in kendisine gösterdiği ilgi, Margot'nun yargılayıcı tavırları ve eşi Drew'ün alkole düşkünlüğü arasında yaşamını sürdürürken geçmişe dair sırlarını hayatı pahasına
Ben O DeğilimMegan Lally
KISACA KONUSU: Ben O Değilim, bir yol kenarında bulunan kimliksiz bir genç kız ile kız arkadaşını çaresizce arayan Drew’un kesişen kaderlerini anlatır. Bir yanda hafızasını kaybetmiş genç kız, kendine uzatılan "yardım elinin" ve sunulan kimliğin doğruluğunu içgüdüsel olarak sorgularken; diğer yanda Drew, sevdiği kişiyi bulmak için polisin bittiği yerde başlayan, karanlık ve tehlikeli bir arayışa girişir. İki farklı bakış açısıyla ilerleyen roman, kimin kurtarıcı kimin tehdit olduğunun belirsizleştiği, sadakat ve şüphe üzerine kurulu bir yapboz sunuyor.
YORUMUM: Bir drew bir mary derken (hafıza kaybı olan), kitap aksiyonlu bir şekilde, meraklı ve sürükleyici olarak ilerliyor. Bölümler kısa kısa, bununda etkisiyle kısa zamanda okunabilir. Kitap kalbimin bir köşesinde hep kalıcak. Bazıları, aklımın der. Ama ben kalbimin diyorum. Çünkü, bu kitabın kalbe dokunan bir yanı var bence. Ne yalan söyleyeyim, 2 tahmin yaptım ama hiçbiri doğru çıkmadı ◉‿◉ Sonuyla şaşırtan bir kitap mı arıyorsunuz? O zaman bu kitap tam sizlik!
Maryin ʘ‿ʘ hafıza kaybı yaşaması, ona kızım diyenin cidden babası olup olmadığını sorgulaması. Drewin kız arkadaşının kaybında şüpheli olması, kız arkadaşını bulma çabaları... Böyle iki farklı bakıştan okuyunca aksiyon hiç dinmedi bana göre. Sonunda gerçeği öğrenince ise... O şahısa sövmemek elde değil! Resmen psikopat! 274 sayfa kısa bir kitap. Yani normalde okuduğumuz 300-500 sayfaları düşününce, bu gayet iyi. Daha ne söylesem bilemedim. Bence okumak için ikna oldunuz (≧▽≦)
𝙺𝚊𝚛𝚊𝚗𝚕ı𝚐̆ı𝚗 𝙵ı𝚜ı𝚕𝚝ı𝚕𝚊𝚛ı
𝓖𝓮𝓻𝓬̧𝓮𝓴 𝓴𝓪𝔂𝓫𝓸𝓵𝓭𝓾𝓰̆𝓾𝓷𝓭𝓪 𝓰𝓮𝓻𝓲𝔂𝓮 𝔂𝓪𝓵𝓷ı𝔃𝓬𝓪 𝓴𝓪𝓻𝓪𝓷𝓵ı𝓰̆ı𝓷 𝓯ı𝓼ı𝓵𝓽ı𝓵𝓪𝓻ı 𝓴𝓪𝓵ı𝓻.
Herkese Merhabalar...
Bugün sizlere soluksuz okuduğum bir kitap ile geldim.
Başlar başlamaz daha ilk sayfadan kitap beni içine aldı.
Okudukça merak duygum tavan yaptı diyebilirim.
Ne oldu? Ne olacak ? Nasıl yani? Ne alaka derken sonra sayfada da yok artık dedim mi gerçekten de dedim.
Hem konusu, hem akışı hem de sonu ile hafızamdan çıkmayacak bir kitap oldu.
Polisiye gerilimi karanlık bir atmosferde ve psikolojik olarak da ele alan psişik olayların da dahil olduğu soluksuz bir okuma sizleri bekliyor.
Bir düşünün annesinin ve evde çocuğunuz ile yalnızsınız.
Akşam onu yatırıyor ve sizde yatıyorsunuz.
Ama sabah kalktığınızda çocuğunuz yok ondan geriye arabanızda bir kanlı battaniye çıkıyor ve size katili olduğunuz damgası vuruluyor.
Henry Clark kayıptır.
Ve onun yaşadığına dair pek de umut yoktur.
Colleen Clark suçsuzluğunu kanıtlamak ve çocuğuna kavuşmak ister ama bu pek de kolay değildir özellikle eşi bile suçlu olarak onu görürken.
Colleen avukatı vasıtasıyla özel dedektif Charlie Parker olaya dahil olurbu süreçten sonra çıkacalara hazır olun.
Bu yalnızca bir kayıp davası olmaz geçmişin hesaplaşması da yapılacak ve sırlar da ortaya çıkacak.
Size ise soluksuz okumak kalacak.
Hele ki Sabine Drew de olaya dahil olunca.
O kim mi?
Ölülerin sesini duyan bir kadın...
Ahh merak ettiniz değil mi?
Tabi ki o detayları anlatamam.
Biliyorum en heyacanlı yerde kestim ama benden bu kadar.
Okuyun bu kitabı okuyun!